Galeri

İletişim Bilgileri:

Alacaatlı Mahallesi Park Caddesi 15/1 Çayyolu/Çankaya ANKARA

0312 353 59 59

hello@tintmimarlik.com

Folow Us

Category: Mimarlık

Dekorasyonda Mücevher Etkisi

Bu aralar Dekorasyonda Mücevher Etkisi konusu bir hayli moda oldu diyebiliriz. Günümüzde çok çok fazla olmasa da dekorasyonda azımsanamayacak kadar karşımıza çıkan mücevher renkleri konumuz. Tüm eski konaklara, kütüphane, müze ve saraylara baktığımızda zenginliğin çağrışımı olan mücevher renklerinin kullanıldığını görmekteyiz.  Sizler için dekorasyonda en fazla kullanılan mücevher renklerini seçtik.

Zümrüt Yeşili

Evinize derinlik katacak olan zümrüt yeşili kullanılırken siyah beyaz çizgiler, kontrast renkler, ve geometrik şekillerle birlikte kullanılması rengin ağırlığını evinizde dengeleyecek ve size dinginlik verecektir.

yeşil salon

Eğer yeşili tuğla görünümü ve ahşap mobilyalarla desteklerseniz ortaya inanamayacağınız kadar şık bir dizayn çıkacaktır. Eğer siz de evinize her baktığınızda ruhunuzun dinlenmesini istiyorsanız zümrüt yeşili ve ahşabı birlikte kullanabilirsiniz.

yeşil-ahşap

Ek bilgi olarak şunu söylemeliyim ki eğer yeşilin bu en çok sevilen ve en güçlü tonunu duvarlarınızda kullanmayı tercih ederseniz, kapı ve pencerelerde aynı rengi devam ettirebilir ve dekorize edilen alanın diğer bölümlerinde bej tonları ya da pastel renkleri kullanmanız en doğru bakış açısı olacaktır.

koyu yeşil

Ametist Moru

Kelime anlamı olarak soylular, zenginler ve ayrıcalıklılar sınıfı olarak bilinen aristokrat sınıfının aristokrasinin rengi olarak kabul edilen ametist morunun evinizde gücün temsili olacağından eminiz. Doğal yollar ve karışımlar ile elde edilmesi çok güç ve pahalı olduğu için ametist moruna aristokrasinin rengi denmektedir ve bu renk evinizde kullanıldığı zaman çok büyük bir etki ve etnisizm yaratacak ve aynı zamanda hayal gücünüzü sürekli olarak düşünmeye sevk ederek üretkenliğinizi arttıracaktır.

mor

Mor rengi benliğini kırmızının enerjisi ve mavinin sakinliğinden bulmaktadır. Çok güçlü olan bu renk yalnızca bir kırlentte kullanıldığı zaman bile tüm ambiyansı değiştirmektedir.

gri ve mor

Dekorasyonunuzda morun açık tonlarını örneğin lavanta rengini de tercih edebiliriz. Bu görseldeki gibi bir dekor çok şık duracaktır.

lavanta

Safir Mavisi

Mazhar Alanson’un söz yazarı ve bestecisi olduğu Bodrum şarkısının sözleri olan duygu, biraz duygu bütün isteğim buydu diyerek başlamak istiyorum yazımızın bu köşesine. Çünkü bir olgu olduğunu kabul etmemiz gereken renklerin her biri ayrı ayrı farklı tonlarla bütünleşmeler neticesinde ortaya çıkmaktadır ve bu renklerin en duygulu olanı kesinlikle safir mavisidir.

mavi salon

 

Yemek odalarınızda ve mutfaklarınızda kullanımının çok yakışacağı safir mavisini lavabonuzda da kullanmayı tercih etmeniz oldukça doğru bir karar olacaktır.

mavi mutfak

Koyulu açıklı mavinin her bir tonu ayrı güzeldir ve evinize apayrı bir derinlik katacaktır.

mavi lavabo

Sitrin Kahvesi

Toprak renginin en güzel tonlarını Sitrin taşının içinde bulabilirsiniz eminiz ki evinizde sitrin kahvesi ile elde edeceğiniz sıcaklık herkesi memnun edecektir.

kahve

 

Yakut Kırmızısı

Sıcak, heyecan verici, dinamik, eksantrik ve çarpıcı. Evet yakut kırmızısı. Eğer bu rengi duvarlarda kullanmayı tercih ederseniz sıradan tablolarınızın bile bir sanat eserine dönüştüğünü ve evinizden asla çıkmak istemediğinizi fark edeceksiniz. Maskülen hatlarda tercih ettiğiniz bir koltuk veya yakut kırmızısı bir halı ve kırlentler de sizi içine çekecektir.

kırmızı

Mutfağınızda da tercih edebileceğiniz yakut kırmızısı ile retro bir çizgi ve tarz yakalayabilirsiniz.

kırmızı mutfak

 

Hemen bizimle iletişime geçerek dilediğiniz renklerde ve modelde tasarlanmış bir eve sahip olabilirsiniz.

tint logo

Aralık 28, 2020 by Tint Mimarlık 0 Comments

Mimaride Malzemenin Önemi

Şüphesiz ki Mimaride Malzemenin Önemi büyüktür. Ankara Mimarlık şirketleri arasında öncü, daima seçilen ve sevilen olmamızın en büyük sebeplerinden birisi kendi atölyemizin bulunması ve ürettiğimiz her projenin tüm detaylarını atölyedeki çalışanlarımızla birlikte kontrollü şekilde yürüten daima özveri ile uzun uğraşlar gösteren bununla birlikte işini çok sevdiği için daima mutlu ve dinamik olmayı başaran mimarlara sahip olmamızdır.

Mobilya seçimi ve alımı çok eğlenceli görünür ancak ürünlerin malzemesi hakkında bilgimiz yoksa alışverişimiz kabusa dönebilir. Ömürlük veya en azından 15-20 belki daha kaliteli bir malzemeden üretilmişse 30 sene kullanımlık bir ürün alabilecekken sırf ürünün malzemesi hakkında bir bilgiye sahip olmadığımız için yanlış üretim sonucu ortaya çıkmış, görüntüsü cezbedici olan ancak yanlış bir ürünü satın alıyoruz.

ahşap kule

Bizler ise Ankara şehri Çayyolu semtinde bulunan mimarlık ofisimizde çalışan mimari zekanın ürünü olan projeler sonucunda ahşap ev dahi üretebildiğimiz atölyemizde sizlere en doğru malzemeyle en doğru ürünü üretip teslim ediyoruz.  Hiç aklınıza gelmeyecek sebepler bile ürünün üretiminde kullanılması gereken malzemeyi etkiliyor. Örneğin mobilyanızın bulunacağı ortam fazla nemli bir ortam ise ona göre bir malzeme seçmelisiniz, ürün fazla güneş alan bir bölgede bulunacak ise ona göre. Bütün bu varyasyonlar ofisimizde bulunan alanında uzman kişiler tarafından size anlatılıyor ve doğru ihtiyaca göre doğru ürün satın almanızı sağlıyoruz.

İstediğimiz şekli verebildiğimiz, senelerce modası geçmeyecek gerçek bir tutkuyu yansıtan ve gerçek bir dayanıklılık abidesi olan bir ürün var ise o da ahşaptır. Ahşap ürünler hem doğallığı ile hem de kalitesiyle kendine hayran bırakan bir yapıdadır.

ahşap banyo

Fiyat açısından diğer malzemelerden birazcık daha pahalı olduğu kesin olan ahşap yüzyıllardır kullanılan en eski yapı malzemelerinden biridir fakat mimarideki trend olmaya devam etmekte ve halen çok tercih edilen yapı malzemeleri sıralamasında üst sıraları hiçbir malzemeye bırakmamaktadır. Bu konuyla ilgili yerel mimari isimli makalemizi de okuyabilirsiniz.

Yazımızın bu köşesinde ahşap yapı örnekleriyle birlikte ahşabın insan üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz.

Mimaride Malzemenin Önemi burada daha net anlaşılıyor

 

maggie

Dünyanın İlk Ahşap Lamine Binası; Maggie’s Oldham

Kanserli hastalar için pratik, teorik ve duygusal destek sağlayan bu yardım kuruluşunun tasarımının her anlamda mükemmel içten ve sıcak olması çok önemliydi. Bu nedenle mimaride ahşabı kullanmayı tercih ettiler. Ayrıca ahşabın kan basıncını, kalp hızını ve iyileşme sürelerini önemli ölçüde azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. 2015 yılında yayınlanan Ahşap Konut İnsanlık Raporu’ndaki açıklamaya göre de ahşap, diğer yapı malzemelerine oranla çok daha sağlıklı.

Eğer sizler de dayanıklı, sıcak, samimi, davetkar ve muhteşem mimari yapılara kavuşmak istiyorsanız hemen bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

 

Tint Logo

 

 

Kasım 24, 2020 by Tint Mimarlık 0 Comments

İnziva Vakti

Ankara’nın en güzel semtlerinde, yeşillik içerisinde bir arsanız veya müstakil bir eviniz var fakat nasıl değerlendireceğinizi bilmiyorsanız doğru adres Tint Mimarlık.

Doğal yaşama dönüşün ve ihtiyacın başladığı bu zamanlarda yemyeşil alanlarda müstakil bir ev hayal edin, biz de hayalinizi gerçeğe dönüştürelim. Ankara mimarlık firmaları arasında oldukça  sağlam referanslara sahip Tint Mimarlık, Korunun içinde, doğal ve doğa temalı, ahşap ağırlıklı fakat modernizmden yararlanılan villalar size yeni bir yaşamın kapılarını açıyor. Güçlü köklere sahip olan geniş yapraklı ve gölge sağlayan ağaçların altında hoş bir mimariyle yapılmış evinizde kahvenizi yudumlarken aynı zamanda çocuklarınızın bahçenizde koşuşturduğunu ve oyunlarla doğanın içinde yetiştiğini düşünün.

inziva vaktiDoğal olarak kendiliğinden yıpranmış ahşaplar, kiremit renginde veya daha açık tonlarda taş duvarlar, derin meşe pencere pervazları, evinizi daha sıcak, rustik, sade, temiz ve açık olmaya yöneltiyor. Yaz buluşmalarının düzenlendiği ve ailenin keyifle toplanması için özel olarak tasarlanan evinizde, kış mevsiminde kar yağışını izlemekle yetinmeyip, çocuklarınız ve eşinizle veya arkadaşlarınızla kartopu savaşı yapmanızı öneririz.

Ankara’nın En Güzel Villaları

Size özel hazırlanmış olan müstakil evinizde hayatınızın en güzel zamanlarını geçirdiğinizi ve yepyeni muhteşem anılar biriktirdiğinizi gözlemlemeniz hiç de zor olmayacak. Ailenizin geçmişi ile bugünü arasında anlamlı bir bağ kurmaya çalışarak kişiye özel tasarladığımız motiflerinizle duvarlarınızı şekillendirebilir ve varlığınızı her bir odaya mühürleyebilirsiniz.

İNZİVA VAKTİÇocuklarınıza yeni bir yaşam sunduğunuz için size minnettar kalacakları konusunda tüm kalbimizle hemfikiriz. Evinizin manzarası çok büyük ihtimalle yeşil alanlardan ve yakındaki geçen yoldan oluşmakta olacak. Bu harikulade manzaraya mütevazi ve bir o kadar da modern bir yapı inşa etmek bizim görevimiz. Uzun ömürlülük ve az bakım gerektirecek şekilde tasarlanan evler, ev sahipleri için yaşam döngüsü maliyetini düşürür. Neredeyse tüm dış malzemeler, on yıllar boyunca dayanıklı kalması amaçlanan malzemelerle minimum bakım isteyecek şekilde tasarlanmak durumunda. Ankara’nın en gözde semtleri olan Çayyolu, Gölbaşı, İncek gibi bölgelerinde Tint Mimarlık ailesi olarak evinizi bize emanet etmenizi istiyor ve bundan büyük keyif alıyoruz.

İNZİVA VAKTİ

inziva vakti

Bunlar size yeterli gelmediyse kitap odanıza inzivaya çekilip kitap okuyabilirsiniz. Mimari kitap odası tasarımı hakkında makalemizi “Kitabınızı nerede okuyorsunuz” isimli bağlantıya tıklayarak okuyabilir, tasarımı inceleyebilirsiniz.

Kasım 20, 2020 by Tint Mimarlık 1 Comment

Kitabınızı Nerede Okuyorsunuz?

Koronavirüs’ün bizleri evlerimizde daha çok zaman geçirmeye zorladığı kaçınılmaz bir gerçek. Peki ya evlerimizde geçirdiğimiz zaman gerçekten kaliteli mi yoksa yalnızca günlerimizi mi dolduruyoruz?

İşte mimarların evimizde geçirdiğimiz zamanı kaliteli kılmak için bizlere yeni önerisi “Kitap Odaları”.

Kütüphane oluşturabilecek kadar büyük bir alanınız yoksa yine de evinizde kütüphane varmış gibi bir hava yaratabiliyorsunuz. Bizlere bu havayı yaratabilmemizi sağlayan kitap odaları tam olarak şu şekilde görünüyor:

Kitao Odaları

Aynı zamanda çocuklarınız için de yeni bir keşfetme ve öğrenme alanı olacak olan Kitap Odaları saatlerce keyifli zaman geçirebileceğiniz yepyeni yaşam alanınız olacak. Bu odaları yaparken bizim mimarlarımızın en çok dikkat ettiği unsurlar mekânsal nitelikleri ele alarak çok işlevli okuma alanı yaratmak oluyor. Aslında bu alanların hem yetişkinler hem de çocuklar için eşit ve büyük derecede ilgi çekici ve keyif verici olması gerekiyor. Özellikle bilimsel araştırmalara göre bizim ülkemiz Türkiye’de okuma oranları oldukça düşük seyrediyor ve bunun bir ve belki hatta büyük bir sebebi de okuma alanlarının sıkıcı şekilde dizayn edilmiş olan mimarisidir.

İnsanın bir yerde bir aktiviteyi gerçekleştirebiliyor ve gerçekten kaliteli zaman geçirebiliyor olması için kendini bulunduğu yere ait hissetmesi gerekmektedir. Bu aidiyet duygusu beraberinde birçok başta akla bile gelmeyen aktiviteyi daha sonradan gerçekleştiriyor oluşunu izletir insanlara.

Kitap Odaları 2

Kitap odalarını tasarlarken tüm olumsuz duygulardan uzaklaşarak özgürce ve tamamıyla olumlu duygulara yönelerek bilgiyi, paylaşımı, yeni kültür ve ufuklara açık olmayı kendimize baz alarak bir tasarım yapmamız gerekiyor ki bizim bu olumlu duygularımız bu odalarda zaman geçiren okurlara yansısın ve etkilensinler.

İşin en güzel kısmı ne biliyor musunuz? Fazla bütçeye ihtiyacınız olmadan bu odaları hayata geçirebiliyor olmanız. Kitap odalarını hayata geçirerek kendinize yepyeni yüzlerce hayat sunmuş oluyorsunuz. Çünkü raflarımızda bulunan her bir kitap apayrı bir hayatın öyküsü ve bizim okuduğumuz her bir kitap da bu kitap ve farklı yaşam öykülerine tanık olmak demek.

Kitap Odaları 3

Yapacağımız kitap odalarımız için olmazsa olmaz olan şey gün ışığıdır. Mümkün olan en fazla doğal ışığı iç mekana çekebilecek bir tasarım yapılması okurlar için daha okunabilir ve keyif alınır bir ortam sunar. Eğer cam cepheye sahipsek şanslıyız çünkü iç mekan akşam geç saatlere kadar doğal gün ışığı ile dolup, günün büyük bir bölümünde yapay ışık kullanımını azaltmaktadır.  Hatta ve hatta  bu alanın birçok farklı şekilde kullanılabilecek bir esnekliğe sahip olmasına yardımcı olmak için bir tarafta amfi tiyatro şeklinde gayri resmi oturma önerilebilir.

Duvarlarınızı çocuklarınızın sevdiği kahramanlarla süslemeyi unutmayın. Bu şekilde onların kitap okuma odasını daha çok sevmesini ve daha çok zaman geçirmesini, kitapları daha çok koklayabilmelerini sağlamış olursunuz.

Kitap Odaları 4

Odada bulunan mevcut duvarları, tuğlaları renklerle birleştirerek kaynak ve maddiyat israfına izin vermeden ve gerek kalmadan harika bir kitap odası elde edebiliriz. Şayet alanımızı donuk yapıların görünümünden uzaklaştırarak daha sıcak, samimi ve insancıl bir mekan haline getirmek istersek renkleri ve dokuları mümkün olduğunca toprak tonlarında tutabiliriz. Bu tonlar bize şimdiye kadar gördüğümüz soğuk olan kitap okunan alanların tipik biçimsel kurulumundan uzaklaşabilmeyi sağlar.

En sıcak en samimi ortamı yakalayabilmek için asla ve asla canlıları unutmayın! Doğal bitkileri içeride ve dışarıda mevsime ve mekana uygun olarak yerleştirdiğiniz zaman oturduğunuz koltuktan gördüklerinize kendiniz bile inanamayacaksınız. Adeta sizi içine çeken bütünsel bir çalışmaya imza atmış ve ruhsal dinlenmenizi sağlamış olacaksınız.

Kitap Okuma Odası 5

İzin verin Ankara Çayyolu mimarlık firmaları arasında en yenilikçi fikirlere sahip olan mimarlarımız evinizi güzelleştirsin.

Tint Logo

Kasım 9, 2020 by Tint Mimarlık 0 Comments

Villa Mimarisi

Bu sektörde Villa Mimarisi oldukça büyük önem taşır. Artık nezih bir yaşam için şehir dışındaki kuytu semtlere taşınmanıza ve ulaşım sorunu çekmenize gerek yok. Sahibi olduğunuz villaları güvenilir mimarlar ile birleştirmek size yeni bir yaşam keyfi sunuyor. Huzur ve ihtişamın bir arada olabilmesi için akıllı ev teknolojilerine geçirdiğiniz villanızda sauna, havuz, bahçe ve spor salonları oluşturarak uygun bütçelerle kendinize yeni bir hayat sunabilirsiniz.

villa mimarisi ve günümüzdeki önemi

Tint Mimarlık ailesi olarak villalarınızı güzelleştirmeye ve imkansız gibi görünen alanları mümkün kılarak sizlere teslim ediyoruz. ANKARA’nın en cazibeli yaşam alanı olan Çayyolu semtinde birçok villa dizaynı projemizi müşterilerimize karşılıklı memnuniyetle teslim etmiş durumdayken aynı zamanda birçok projemizi yapmaya da tam özen, istek ve gayretle devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili olarak yerel mimari makalemize de gözatabilirsiniz.

Villa Mimarisinin Önemi

Eğer siz de bu küresel salgın döneminde apartmanda yaşanabilen sınırlandırılmış özgürlükten sıkılmış durumda iseniz ve hayata yepyeni bir pencereden bakmayı dilerseniz, Tint Mimarlık’tan villa Mimarisi konusunda iddialı ve muhteşem mimarlarından destek isteyebilirsiniz. Gelin siz de evinizin balkonuna çıkmak ve balkonda tartışan kardeşleri izlemeye maruz kalmak yerine estetik mimariyle buluşmuş olan bahçenize çıkarak havuzunuzun veya botanik bahçenizin keyfini çıkarın. Unutmayın; “Hayalinizdeki Mekan ve Villa mimarisi Bir Tık Uzağınızda.”

Tint Mimarlık

Kasım 6, 2020 by Tint Mimarlık 0 Comments

Mimaride Koronavirüs Etkisi

Mimaride Koronavirüs Etkisi hafife alınmayacak kadar önemlidir. Salgın hastalıklar için tedavi merkezi yapma fikri günümüzden çok uzak bir zamana ait değil. İlk olarak 1933 yılında Finlandiya’lı mimar ve tasarımcı Hugo Alvar Henrik Aalto Finlandiya’nın güney batı kısımlarında küresel salgın olan Tüberküloz tedavisi için Paimio Sanatorium adındaki yapıyı tasarladı.
Paimio Sanatorium
Bina, cephesini çepeçevre saran geniş pencerelerin uzun duvarlarına ve yolcu gemilerinin parmaklıklarına benzer geniş bir çatı terasına sahip olması dolayısı ile katı bir geometrik yapıdadır.
Tüberküloz yirminci yüzyılın başlarındaki en acil ve en büyük sağlık sorunlarından biriydi. Paimio yapısındaki en önemli unsur, tüberküloz hastalığının tedavisine bir mimari olarak yardım edebilmeyi amaçlamasıydı. Örneğin; odalardaki tavanın açık rengi sessizlik ve huzur için özenle seçildi. Bunun yanı sıra odanın en ışıklı bölümü hastaların ayaklarına doğru yönlendirilerek hastalığın olumsuz yanlarından ve belirtilerinden biri olan ayakların soğuk olmasının önüne geçmek hedeflenmiştir.
Hastaların uyuyabileceği terasların yanı sıra pencerelerden gelen geniş gün ışığı da tedavinin bir parçasıydı, çünkü güneşin tüberküloz bakterilerini öldürmede etkili olduğu kanıtlanmıştı. Sanatoryumda mimarinin kendisi tedavinin bir parçasıydı.
Ne yazık ki geçtiğimiz aylarda hastalık ve mimari için yeni bir kavşağa geldik, burada kontaminasyon (bulaşma) korkusu ne tür alanlarda olmak istediğimizi ve olmamız gerektiğini yeniden kontrol ederek biz insanlara yön veriyor. Eski yıllarda yaşanan tüberküloz salgını modernizmi şekillendirirken covid-19 ve aylar boyunca evlerimizde karantinada kalmayı deneyimlememiz mimarlığın günümüz ve yakın geleceğini etkileyecektir.

1. Evsel Alan konusunda Mimaride Koronavirüs Etkisi

İnsanların mekânsal rutinlerinin ve artık sınırlandırılmış dahi olsa eski alışkanlıklarının yeniden uygulanabilmesi için mağazaların ve ofislerin tekrar şekillendirilmesi ve baştan biçimlendirilmesi gerekiyor. Bugünlerde karantina, insanoğlunun birçok kavramı baştan tanımlamasına sebep olmuştur. Bunlardan bir tanesi çalışma ortamlarımızdır ve bu süreç içerisinde gerekli olmayan tüm çalışanlar evlerinin sınırları ile daha yakından tanıştı. Evlerimiz hakkında her şeyi bildiğimize inanıyoruz özellikle de kusurlarını. Evimizin yeterince ışık almıyor olması, zeminin kirli olması ve banyonun küçük olması hepimizin hemfikir olduğu üzere evimizin kusurlarındandır. Mimarlar için bu kusurları düşünmek ve çözümlemek bir ruh araştırması egzersizidir. Eskiden bu kadar fazla düşünülmeyen hatta ayrıntı diye nitelendirilen odalarda bulunan kalın kapılar artık fazlasıyla düşünülüyor çünkü eğitim sistemi internet üzerinden sağlanan derslerle devam ediyor ve çocukların ses geçirmeyen kapı ve duvarlara ihtiyacı var.
Barlar, kafeler ve mağazalar artık kaçış imkanı sunmaktan çok virüs kapmaya yatkınlık sağlıyor. Bu durumda çözüm elbette ki yenilikçi fikirlerin sahibi mimarlarımız.

Eleştirmen Karel Teige’in 1932 tarihli kitabının adını verdiği gibi, mimarlar uzun zamandır “minimum varoluş” veya “minimum mesken” kavramıyla meşguller. Minimum varoluş, bir alanda kendinizi en az rahat hissetmeniz gerektiğini gösterir. Yirmi birinci yüzyıl şehir sakinleri olan bizler için minimum varoluş, küresel salgın öncesi her yerde yanımızda taşıdığımız mobil aksesuar paketi, örneğin işe gidip gelirken yanımıza aldığımız kulaklık, akıllı telefon, dizüstü bilgisayar, şarj kabloları ile oluşur. Ancak günümüzde, bu mobil aksesuar paketleri bir tür “maksimum varoluş” oluşturuyor; mümkün olduğunca küçük bir alanda olabildiğince fazla.
Şu anda ne minimum ne de maksimum varoluş tam olarak işlemiyor. Kişisel alanların, sosyal mesafenin ortasında olsa bile hem sanal olarak bağlantılı hem de fiziksel olarak zenginleştirici olması gerekiyor.

2. Ofis Alanı

Covıd -19, profilaktik (hastalığı önleyici) tasarım gerektirir. Maskeler ve eldivenler vücudumuzu ikinci bir deri gibi kaplayarak bulaşıcılığı engeller. Markette sıraya girerken kendimizin başkalarına karşı hastalığı bulaştırıcı aynı zamanda başkalarının da bizim için bulaştırıcı olmadığından emin olmak zorundayız ve bunun için bantlanmış ve ayrımlarla döşenmiş kasaları gözlemliyoruz. Idenburg gülerek, “Bant, mimarideki en büyük malzemelerden biridir,” dedi.

Kapatılmak veya kapanmak zorunda kalan işletmeler yeniden açıldıkça daha başka geçici stratejiler de ortaya çıktı. Bir Hollanda restoranı, yemek yiyenleri ve garsonları birbirlerinden korumak için dış mekan masalarının etrafına seraya benzer cam kabinler inşa etmiş durumda. Türkiye’de de benzer örnekler mevcut. İstanbul’un en ünlü semtlerinden biri olan Beyoğlu semtinde yer alan Türkçe Meze Restoran inşa ettiği cam kubbeler ile müşterilerine yemek yerken hastalıktan korunmak için yüksek ihtimal ve güzel bir hizmet sunuyor.
Türkçe Meze

Artık ofis alanlarında da açık ve ortak çalışma alanları son buluyor. Tüm çalışanlar birbirinden uzakta olmak istiyor ve uzak kelimesi küresel salgın döneminde güvenli kelimesiyle eş değer anlam kazanıyor. Ne kadar uzak, o kadar güvenli. Böylece ofis alanlarında da mimari yeniden ve salgına yönelik şekilleniyor. Bizleri akılcı çözümler üretmeye ve kendimizi mimarlara teslim etmeye yönlendiriyor. Bizler de üstümüze düşeni yapalım. Unutmayın; maske+sosyal mesafe+ hijyen+ doğru mimari.

Korona Ofis

 

 

Logomuz

Hemen Ara