Galeri

İletişim Bilgileri:

Alacaatlı Mahallesi Park Caddesi 15/1 Çayyolu/Çankaya ANKARA

0312 353 59 59

hello@tintmimarlik.com

Folow Us

Category: Kategorisiz

The Sims!

Bugün de sizlere değişik bir konu başlığı ile geldik.

The Sims !

Birçok okuyucumuzun hatırlayabileceğine inandığımız 2000 yılında yayınlanan Sims oyunu Maxis tarafından geliştirilen ve Electronic Arts ile gerçeğe taşınan stratejik yaşam simülasyonu video oyunudur. Oyunda tıpkı biz insanlar gibi acıkan, iş arayan, parklarda oynayan, yaşına göre eğitim görüp sonrasında meslek sahibi olan kurgusal mahallelerde yaşayan Sim adı verilen sanal bireyler bulunmaktadır.

2000 yılında oyun ilk çıktığında pek fazla tat verir durumda olmamasına rağmen birçok bilgisayar oyunu ile kıyaslandığında oyun içinde oyuncuya çeşitlilik sunulabilmesi sebebiyle tercih sebebi olmuştur.

sims 1 village

Görselde göründüğü gibi oyun sağlayıcının oluşturduğu mahalle içinde oyuncunun oluşturduğu evler bizim yaşam alanımız oluyordu.

2004 yılında 2.si yayınlanan Sims oyunu bu sefer çok daha büyük bir kitleye ulaşmayı başardı.

sims 2

Bunun sonucunda Sims 2 ile birlikte yaptığımız evler çok çok daha fazla gelişti. Simler evlenebilmeye, market ve kıyafet alışverişine gidebilmeye, partiler yapabilmeye başladı. Kısacası oyunumuz çok daha gerçekçi bir hal aldı.

sims 2 ev

Yalnız unutmayın bu evleri ancak paranız varsa inşa edebilirsiniz 🙂 Tıpkı gerçek hayat gibi. Neyse ki hilelerimiz var. Para hilesini sizler için yazının sonuna ekleyeceğim. Belki hala içimizde Sims oynamak isteyenler olabilir 🙂

Oyunu oynarken siminizin yangından, açlıktan veya elektrik çarpmasından ölebileceğinizi lütfen unutmayın. Evinize de çok büyük ihtimalle hırsız girecek ve sosyal hizmetler de bebeğinizi alıp götürecek.

Bu nedenle biz en zevkli olan kısım yani ev yapımından oyuna devam ediyoruz.

5 yıl sonra yani 2009 yılında yayınlanan Sims 3 oyununa ve Pets paketine sahipsek artık evcil hayvanımız olabiliyor ve seyahat paketiyle de bir sürü ülke görebiliyoruz.

Evlerimiz de bir hayli gelişmiş oluyor tabi.

sims 3 ev

Sims 1 ve 2’den ne kadar da farklı olduğunu görebiliyorsunuz değil mi?

Ah o açıklıklar, galeri boşlukları 🙂 Artık sizlere açıklamam gereken bir şey varsa o da benim mimar olmadığım gerçeğidir. Her hafta sizlere eğlenceli ve değişik konularda yazılar yazmaya çalışma sebebim sitemizi inceleyen herkesin mimar olmadığı bilincinde olmamız ve her okurumuzun mümkün olduğunca eğlenirken aynı zamanda kendinden bir şeyler bulabilmesini sağlamak. Ayrıca mimarlarımız sizlerin projelerini çizmeye ve daha çok danışanımıza yetişebilmeye çalışıyorlar. Bu nedenle yazılarımızı ben yazıyorum 🙂

Artık araba kullanabiliyor ve istediğimiz yere gidebiliyoruz. Çünkü Sims 4’e geldik ve sene 2014 J

Hafta sonları ailemiz veya arkadaşlarımızla birlikte sinemaya, tiyatroya, stadyuma maç izlemeye istediğimiz her yere gidebiliyoruz.

sims 4 ev

Evlerimizdeki değişim de inanılmaz. Tüm mobilyalarımız oldukça modernleşmiş ve hatta ileri görüşlülükle üretilmiş olduğu için günümüzde bu mobilyaların gerçeğini daha bugün yeni yeni görebilmekteyiz.

sims 4 iç mimari

Günümüzde bu tarz tasarımların yeni kullanıldığını söylemekte pek fazla haksız sayılmıyorum değil mi?

sims 4 iç mimari 2

Bu haftalık da bizden bu kadar değerli okurlarımız. Söz verdiğim gibi oyunun para hilesini buraya yazıyorum. Hileleri kullanmak için oyun içerisinde Ctrl + Shift + C tuş kombinasyonu kullanın ve motherlode yazarak 50,000 Simoleon elde edin. Ancak oyun indirme linki eklemiyorum çünkü sonra bilgisayarınıza virüs girer ters giden bir şeyler olur üzülürüm 🙂

Gerçek evinize kavuşmak için bizimle iletişime geçmeyi unutmayın, kendinize çok ama çok iyi bakın hoşçakalın sevgiler.

Tint Logo

Mimar Dostlarımız Hangi Filmleri İzlemeli Hemen Göz Atalım…

İşte bu yazımızdan sonra arkadaşlarınızla bu filmlerin arasından hangilerini izlediklerini konuşabilir ve karşılıklı fikir paylaşımı yapabilirsiniz.

  1. Metropolis (1927)

Yönetmenliğini Fritz Lang’ın üstlendiği 1927 yapımı filmin senaryosu Fritz Lang ve Thea von Harbou ismine aittir. Bilim kurgu ve gerilim türündeki bu film insanlığın ikiye ayrılışını konu edinmektedir. Bölünmüş toplumsal yapının bir aşk ile uzlaştırılmaya çalışılmasını gözler önüne seren bu filmde, bir tarafta yer altında makinelerle birlikte yaşam süren işçi sınıfı yer alırken diğer tarafta yönetici sınıf üst tabaka bir yaşam sürmektedir. Dönemin en pahalı sessiz sinema filmi olma özelliğine sahip olan bu filmde distopik bir şehir tasvirine yer verilir. Distopik anlam olarak, baskıcı yönetim altında temel hak ve özgürlükleri elinden alınmış olarak yaşayan toplumlara verilen isimdir.

metropolis

2) The Fountainhead (1949)

Hayatın Kaynağı anlamına gelen ABD yapımı film King Vidor tarafından yönetilmiş ve Ayn Rand’in aynı isimli kitabından uyarlanmıştır. Mimarlığın toplumdaki yerini izleyenlere göstermek isteyen Rand bunun için elinden gelen herşeyi yapıyor ve filmde birçok modern mimari örneği yer alıyor.

the fountainhead

3) Mon Oncle (1958)

1949 yılında The Fountainhead ile yüceltilen modern mimari, 1958 yılında Mon Oncle ile adeta eleştiri yağmuruna tutuluyor. Fransız-İtalyan ortak yapımı olan bu filmde eski yapılar ve yeni oluşumlar arasındaki değişimlerin insanlardaki ve yaşamlarındaki etkisi komedi türü örneği olarak izleyene yansıtılıyor.

mon oncle

4) Playtime (1967)

Yazarı Mon Oncle filmi ile aynı yani Jacques Tati olan bu filmde tüketim kavramına düşkünlük, modern hayatın stresi, kullanışsız uzay çağı teknolojisi ve yüzeysel ilişkiler baş göstermeye ve işlenmeye başlıyor. Ne kadar da tanıdık konu başlıkları değil mi? Bu demek oluyor ki tam 54 yıldır kendini tekrar eden bir yaşam döngümüz var.

playtime

 

5) Blade Runner (1982)

Ridlet Scott tarafından yönetilen film dönemin geleceğinde, 2019 yılında Los Angeles’ta geçer. Distopya haline gelmiş olan eski ihtişamlı Los Angeles artık yıkık bir sanayi kentidir. Yeni olan herşey eskinin üzerine inşa edilmiş ve gittikçe çoğalan katmanlardan oluşan bir kent ortaya çıkmıştır.

blade runner

6) The Belly Of An Architect (1987)

Olayların Amerikalı bir mimarın İtalya’ya gitmesiyle başladığı bu filmi yazan ve yöneten Peter Greenaway’dir. Filmde sıklıkla gördüğümüz yuvarlak formlar, mimarın tasarlayıp bir türlü gerçeğe dönüştüremediği hayali küresel yapıları temsil etmektedir.

the belly of an architect

7) Inception (2010)

Geldik benim favori filmime. Christopher Nolan tarafından yazılan ve yönetilen filmde mimarlık yalnızca merkezi bir tema değildir. Bu filme göre mimarlık filmdeki tüm kahramanların hayallerine, zekasına ve tasarlama yetisine göre değişip gelişebilir. Filmde her zaman yeni mekanlar hayal etmek zorunda olan mimarımız adeta ufkumuzu genişletmektedir.

inception

Bu haftalık da bizden bu kadar sevgili okurlarımız. Önümüzdeki hafta yine yeniden yepyeni ve enteresan olması için çabalayacağımız bir yazıda görüşmek dileğiyle hoşçakalın. Bizlere yazılarımız hakkında fikir ve görüşlerinizi belirtmek ister, ben bu hafta şunun hakkında bilgilenmeyi diliyorum derseniz bize ışık tutabilirsiniz. Sizler için araştırıp klavyeye tuşlamaya devam ederiz 🙂 Hoşçakalın.

tint ankara mimarlık ofisi logo

Büyük Mısır Müzesi…

Ankara mimarlık ofisleri arasında öncü olan Tint Mimarlık bu hafta yine son derece güncel ve merak uyandıran Mısır Müzesini inceliyor.

Büyük Mısır Müzesi…

mısır 1

Geçmişi tanımak, anlamak ve geleceğe yön vermek için arkeolojiye olan ihtiyacımız tartışılmaz bir gerçek. Dünyanın sayılı arkeoloji müzeleri arasında yer alan Kahire’deki Mısır Eski Eserler Müzesi, kusursuz şekilde düşünülmüş ve düzenlenmiş bir törenle İrlanda’nın ünlü mimarlık firmalarından biri olan Heneghan Peng’in imza attığı Giza’daki yeni binasına taşındı. 18 Mısır firavunu ve 4 Mısır kraliçesine ait mumyanın da taşındığı bu yeni müze 50 bin M² büyüklükte olup içerisinde 100 bin sıradışı tarihi eser barındırıyor.

mısır 2

Günümüzden tam 3000 yıl önce Mısır’ı yöneten Tutankhamun’un tüm hazineleri ilk kez bu müzede bir arada sergilenebilecek ve ayrıca dünyanın her yerinde tek bir medeniyete adanmış en büyük müze olma özelliğine sahip olan Büyük Mısır Müzesi, Hanedan öncesi ve Eski Krallık, Orta Krallık, Yeni Krallık ve Grekoromen olarak 4 bölüme ayrılıyor.

tutankhamun

Müzenin tasarımını yapacak olan mimarlık şirketinin belirlenebilmesi için Mısır hükümeti tarafından uluslararası bir yarışma düzenlendi ve bu yarışmayı 2003 yılında Heneghan Peng kazanarak yaklaşık 300 kişilik bir ekiple bugün hayranlık uyandıran Büyük Mısır Müzesi’nin tasarımını tamamladı. Bu eşsiz tasarımın bir özelliği de hem vadide hem de platoda konumlanarak bu iki bölgeyi birbirine bağlayabilmesidir. Gündüzden geceye değişen büyük yarı saydam taş cephesi bizlere mimarlığın sınırsız olduğunu ve gözleri kamaştıran eserler yaratarak istediğimiz alana nasıl insan trafiği çekebileceğimizi gösteriyor. Genel olarak yapıyı inceleyecek olursak tasarımın çerçevesi alandan üç tane birbirine komşu piramide doğru uzanan bir dizi görsel eksen tarafından oluşuyor.

mısır 3

 

Katmanlı yapısı sayesinde her ziyaretçi müzeye girdiği andan itibaren görkemli ve devasa bir avludan geçerek tüm galerileri içinde barındıran plato seviyesine çıkan büyük bir merdivenden çıkıyor ve bu plato seviyesinde her bir müşteri piramitleri müzenin içinden görebiliyor. 2021 yılının orta döneminde açılması planlanan Büyük Mısır Müzesi’nin açılış töreni ve ziyaret tarihleri merak konusu…

tint ankara mimarlık ofisi logo

Dekonstrüktivizm Nedir?

Bu hafta konumuz yapısal analiz anlamına gelen Dekonstrüktivizm . Günümüzde ve özellikle ülkemizde farklı mimari yapılar görmeyi çok özledik. Bu nedenle siz değerli okuyucularımızla birlikte yapısal analiz kuramının benimsenerek oluşturulduğu mimari yapıları ve bu anlayışı benimseyerek tasarımlarına yön veren mimarlardan birkaç tanesini incelemek istiyoruz. Hadi başlayalım…

Öncelikle söylemesi ve yazması benim için çok azıcık, sadece birazcık zor olan Dekonstrüktivizm kelimesinin ve olgusunun anlamına göz atalım.

louis

1980’lerin sonlarına doğru postmodern mimarinin hemen sonrasında ortaya çıkmış olan Dekonstrüktivizm ilk olarak Jacques Derrida tarafından bulunmuş ve yapısöküm felsefesi olarak adlandırılmıştır. Düşünce tarihinin en üretken filozoflarından biri olan Derrida’nın en önemli buluşu şüphesiz yapısöküm (dekonstrüksiyon) olarak bilinen metin okuma stratejisidir. Yepyeni bir oluşum yaratan yapısal analiz nicelik olarak yapılmış olanı söküp tekrar farklı bir biçimde birleştirme prensibi üzerine kurulmuştur. Ancak Derrida, dekonstrüksiyon tanımını mimari akım olarak ileri sürmemiş ve bu ileri sürüm Philip Johnson, Mark Wigley ve Peter Eisenman tarafından gerçekleştirilmiştir. Mimari tasarımda elde edilmek istendiği zaman bu yaklaşım, yapıyı oluşturan mimari ne kadar unsur varsa bütünlüklerinin parçalanması ve aslında yüzeylerle birlikte yüzeylerde yapılan oyunlarla elde edilen dış cephede dik olmayan köşelerin konveksiyonel halde kullanımı sonucunda ulaşılabilir.

zaha

Birçok mimari akımda olduğu gibi bu akım da kendinden önceki baskın formları reddederek doğmuş ve var olmaktadır. Dekonstrüktivist akımın en büyük ve bilinen temsilcilerinden bir tanesi Frank Gehry’dir. 1928 yılı Toronto doğumlu olan Gehry 1954 yılından itibaren adını ve tasarımlarını duyurmaya başlamış günümüzde Kaliforniya’da yaşayan ve halen Dekonstrüktivizm dediğimiz zaman en çok feyz alınan mimarlardan biridir.

frank

Bir diğer incelemek istediğimiz ve hayranlıkla tasarımlarını feyz aldığımız Dekonstrüktivitizmi benimsemiş olan 1950 yılı Bağdat doğumlu ünlü mimar Zaha Hadid. İlk başlarda çığır açan ve kalıpların yıkıldığı tasarımlarının çoğu inşa edilemeyen Hadid, daha sonrasında pek çok uluslararası ödüle layık görülmüş ve projeleri hayata geçirilmiştir. Ülkemiz için İstanbul-Kartal Kıyı şeridi düzenlemesi ve kentsel dönüşüm tasarlayan Zaha Hadid 2016 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında hayatını yitirmiştir.

zaha 2

Dekonstrüktivizm hakkında daha fazla bilgi alabilmek ve bu tarz mimari yapılara kavuşabilmek için Ankara Mimarlık şirketleri arasında öncülük eden şirketimizle ve mimarlarımızla hemen iletişime geçebilir, hayalinizden çok daha fazlasına kavuşabilirsiniz.

tint ankara mimarlık ofisi logo

Tint Ailesi’nin Büyüdüğünü Biliyor Muydunuz?

Siz değerli Tint Mimarlık severleri ve takipçilerimize bir müjdemiz var. Artık çok daha büyük bir aileyiz. Büyük bir aşkla yaptığımız işimizin sizlerden gördüğü yoğun ilgi ve beğeni sonrasında ailemizi genişletmeye karar vererek aramıza yeni üyeler kattık.

Bir yandan yeni aile fertlerimizle büyümenin sevincini yaşarken bir yandan da çok daha fazla projeyi kabul edebilecek ve sürekli yenilikle, aşkla, tutkuyla gelişimimizi devam ettirecek olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Genç, dinamik bir o kadar da tecrübeli ve istekli mimar ve iç mimarlarımızla eğlenerek ve öğrenerek uzun uğraşlar ve özveri sonucunda elde ettiğimiz başarı ve tasarımlarımızı görebilmek için hemen bizimle iletişime geçmelisiniz.

Hayal ettiğiniz her ne ise çok daha fazlasını size sunacağımızdan emin olabilirsiniz çünkü bizim hiç şüphemiz yok.

tint logo

Türkiye’de Çarpık Kentleşme

Doğal afet ülkesi olmamız sebebiyle hemen hemen her gün düşük şiddetlerde olsa da ve hissedilir derecede olmasa da ülkemizin farklı bölgelerinde depremi yaşıyoruz. Özellikle son yaşanan İzmir depreminin yankıları ve yaraları halen devam etmekte. Peki tüm Dünya’da çok daha fazla şiddetli şekilde yaşanan depremlerdense neden bizim ülkemizde yaşanan depremler sonucunda daha çok etkilenme ve binaların yıkılması söz konusu?

İşte bu sorunun cevabı yazımızda…

Öncelikle kent kelimesinin anlamını bilmek durumundayız. Anlam olarak kent; insanların her türlü ihtiyaçlarını karşılayabildikleri, her türlü tehdit ve saldırıdan, iklim koşulları dahil olmak üzere korunabildikleri, kalabalıkça yaşandığı halde kendilerini güvende hissettikleri alana verilen isimdir.

Kent, sahip olunan sosyo-ekonomik, kültürel, yönetim şekli, nüfus ve üretimi yapılan ürünler bakımından kırsal kesimden ayrılır. Kentleşme ise ülkede bulunan kent sayısının ve kentlerde yaşayan nüfusun artmasıyla birde köyde yaşayan insanların kentlere göç etmesiyle oluşur. Konuyla ilgili olarak yerel mimari isimli makalemizi inceleyebilirsiniz. Aynı zamanda toplumsal gelişme ve değişmelerin de bir yansıması olan kentleşme, sanayileşme seviyesi ve konut sayısının da artmasına sebebiyet verir.

Ancak çarpık kentleşme diye tanımlanmış olan ve ülkemizde de hemen hemen her insanın kulak aşinalığının olduğu bir anlam bütünü var.Çarpık Kentleşme

Çarpık kentleşme, ülkede kentleşmeye yardımcı olan artan nüfus gidişatı sonucunda plansız ve denetimsiz şekilde, estetiklikten uzak olarak altyapısız biçimde yerleşmeye denir.  Çarpık kentleşme çağımızın en büyük sorunlarından biri olup mevcut dokunun tahribine, tarihi ve kültürel değerlerin yok olmasına, görüntü kirliliği ve agresifliğe neden olmaktadır. Hatta çarpık kentleşmenin kentte yaşayan insanlarda kişilik bozukluğu ve bir takım psikolojik rahatsızlıklara da yol açtığı bilinmektedir. Köyden kente yapılan göçler sonucu kent içerisindeki yerleşme ve nüfus oranı önceki verilere göre 10 misli artmış durumdadır.

Çarpık Kentleşme

Hızlı kentleşmenin hızla çarpık kentleşmeye dönüştüğü ülkemizde çarpık kentleşme, yazımızın birazcık yukarısında anlamını açıklarken bahsettiğimiz plansız yerleşme, ülkemizde planlı fakat yanlış planlamanın bir sonucudur.

Belki de şehir planlaması yapılırken nüfusun bu denli artacağı planlanmamış da olabilir. Bir yerlerde bir takım hataların olduğu, hataların büyük olduğu kesin. Üstelik bu hataların geri dönüşü olsa bile hayatta insana verilen en kıymetli kavram olan zamanı alıp götürdüğü, senelere mal olduğu ve maddi açıdan da çok büyük yıkımlar yarattığı net olarak bilinmektedir.

Çarpık kentleşmenin nedenleri; imar planının yapılmaması, cadde ve sokakların yanlış yerleşimi, binaların plansız yapılması, yanlış yapılanma, yanlış alt yapı veya alt yapı yetersizliği, ulaşımdaki sorunlar olarak sıralanabilir.

Çarpık Kentleşme

Çarpık kentleşme, toplumda mutsuzluğa, çevre ve görüntü kirliliğine, tarihsel, kültürel ve doğal değerlerin tahribine ve yok olmasına, verim kaybına, kaynak israfına, hizmetlerin aksamasına, asayişsizliğe, güvensizliğe, devlet düzeninin kurulamamasına veya doğru olamamasına yol açmaktadır.

Çarpık kentleşmeyi önlemek için en önemli unsur kent planlamasının ülkede bulunuyor olması ve doğru şekilde yapılmış olmasıdır. Doğru kentsel planlama, toplum yararını esas alan güvenli ve sürdürülebilir yaşam çevresi oluşturmaya yönelik bir kamu hizmetidir. Kent planlama, mekan oluşumunun nedenlerini, ekonomik, demografik ve sosyo-kültürel ve çevresel dinamikleri, bilimsel ölçütlerle sistematik olarak araştırır, tahmin eder, senaryolaştırır.

Yanlış yapılaşmanın doğurduğu sonuçlar ne yazık ki ülkemizin yaşadığı depremlerde ve kayıplarımızda gözler önüne serilmektedir. İleride doğuracağı sonuçlar tahmin edilebilir durumdayken doğru kentsel planlama yapılarak çarpık kentleşmenin ve yaratacağı sorunların önüne geçilmelidir.

Çarpık KentleşmeNOT: Yazımızın içerisinde görüntü kirliliği olmaması açısından çarpık kentleşme fotoğrafları kullanılmamıştır.

Yerel Mimari

Kültürümüz, gelenek – göreneklerimiz eski zamanlara göre önemini yitirmiş olsa da geçmişten gelen güzelliklerin miras olduğu ve devam etmesinin gerekliliği kanaatindeyim. Bu devamlılık bizim imzamız niteliğinde olacaktır.

Ankara mimarlık firmaları arasında yer alan Çayyolu tint mimarlık olarak bu konudaki görüşümüz şu şekilde. Her ülke kendi yerel mimarisine tamamıyla sahip olmasa bile muhakkak ülkesinin kültür ve esintilerini yansıtıyordur. Yerel mimari, mimari yapının bulunduğu bölgedeki geleneksel malzemeleri ve kaynakları kullanan bir tür yerel veya bölgesel yapı olarak tanımlanır. Bir tür kimlik belirtme olarak adlandırılabilir. Rubenilson Brazão Teixeira, her yerel mimarinin, belirli etnik gruplardan kaynaklandığı ve her zaman önceki nesillerin oluşturduğu tanıdık formlara dayanan uzun bir sürecin sonunda oluştuğu anlamında geleneksel olduğunu belirtir.

Türk Mimarisinde Çini

Türk Mimarisi için çini kullanımı ve Osmanlı esintileri çok önemli unsurlardır. Geçmişteki hemen hemen her mimari yapının dışında veya içerisinde küçük dahi olsa mutlaka çini kullanılmıştır.

Bu çiniler dönemin mimarlarının dış dünyadan küresel olarak etkilenmesinin sonuçlarını da yansıtmaktadır. Örneğin Lale Devri olarak adlandırılan dönemde mimari yapılarda kullanılan çinilerin büyük bir bölümü hakikaten lalelerden oluşmakta ve onlardan esinlenmektedir.

Çini

Lalelerin Osmanlı Hanedanını yansıttığı ve mimarlar tarafından hükümdarlara ithaf edildiği bilinen bilgilerimiz arasındadır. Çok kullanılan bir diğer çini deseni de meyvelerdir bu meyvelerden üzüm, nar ve limon en fazla kullanılan meyvelerdir. nar

Çünkü geçmişimizde narın bereketi üzüm ve limonun ise şifayı temsil ettiğine inanılırdı.

üzüm

Osmanlı ve Selçuklu devletleri dünyaya uzun seneler boyunca hükmetmiş ve fetih ettikleri yerlere yazımızın başında bahsettiğim gibi adeta imzalarını bırakmak adına su köprüleri, camiler, kaleler, kervansaraylar, şifahaneler yaptırmışlardır.

Türk Mimarisinde Kapılar

Türk Mimarisi için bir diğer önemli unsur da kapılardır. Elbette ki her evin kapısı çok büyük olup, işlemelerden oluşmuyordu. Geçmiş mimarisinde kapılarımızı ikiye ayırabiliriz. Evlerin kapısı ve Taç Kapı adı verilen önemli mimarilerde kullanılan ve kendi başına mimariyi görünüm olarak taşıyabilen baş kapı anlamına da gelen Serderler. En görkemli binalarda ilk olarak kapılar dikkati çekmektedir. Bütün süsleme detayları ve el işçiliği, zanaatkarların tüm marifeti kapılarda sergilenmiştir.

 

 

beton kapı

Dilerseniz yurt dışından yerel mimari örnekleri ile yazımıza devam edelim…

Tulou Konutları, Çin

Tulou Konutları, Çin.

Nijo KalesiNijo Kalesi, Japonya.

Bu fotoğraflara baktığımız zaman görüyoruz ki, mimari yapıların kapıları bizim mimarimizde önemli olduğu kadar yabancı ülkelerde de büyük önem arz etmekte ve ihtişam içerisinde tasarlanmış durumda. Bu durumun sebebi aslında kapıların ülkenin gücünü ve zenginliğini simgeliyor olmasıdır.

Japonya’ya gittiğimiz andan itibaren Japonya’da olduğumuzu çok kolaylıkla anlıyoruz işte tam olarak buna yerel mimari deniyor.

Fushimi İmari

Fushimi İmari Tapınağı, Kyoto.

Bu görsellerde de Japon kültürünün önemli parçalarından olan hayvan sembolleri göze çarpıyor. Özellikle köpek bu ülkede sadakati, ülkeye olan bağlılığı ve aidiyeti temsil etmektedir.

Çin mimarisinde ise gözümüze en çok ejderha figürünün kullanıldığı çarpıyor. Çinliler için ejderha, asaletin, iyi şansın, kudretin, gücün ve kutsallığın sembolüdür. Atasözlerinde bile ejderhanın önemine değinilmiştir. Öyle ki, bir Çin atasözü şöyledir; “Oğlun bir ejderha gibi olsun”. Ayrıca Antik Çin’de hükümdarların ejderha soyundan geldiğine inanılmaktaydı. Ejderha figürü yalnızca Çin Mimarisini değil aynı zamanda diğer ülkelerin mimarisini de oldukça etkilemiş durumda. Hatta öyle ki Güneydoğu Asya’da Hindiçin Yarımadasının ortasında yer alan Tayland’da dev bir ejderhanın kollarında tutsak olarak kalmış bir Budist Tapınağı gözümüze çarpıyor.

Wat Samphran

Wat Samphran, Tayland

İnceleyeceğimiz bir diğer yerel mimari örnekleri de Rusya ülkesine ait. Bu ülkede ihtişamın en üst seviyelerde yer aldığını ve adeta masallarda bahsedilen şatoların gerçeğe dönüştürülerek mimariye yansıtıldığını görüyoruz.

Rusya

Gelin bir de Dünya’nın en görkemli metrolarından biri belki de en görkemlisi olan Moskova Metorusu’nu inceleyelim.

Moskova Metrosu

Ülkenin kendi inanışını, kültürünü ve simgelerini tamamıyla sergileyen bu metroda büyük ve çarpıcı bir o kadar da değerli taşlardan oluşan avizeler Rus Yerel Mimarisinin en göze çarpan unsurları.

Moskova Metrosu 2

Vitray camlar, melek figürleri, çiçekler, duvarların kenarlarındaki altın varak işlemesi ve ülke tarihinin ünlü düşünürlerini her baktığımız yerde görebiliyoruz.

KremlinTürkiye ve Dünya’dan örneklerle yerel mimari makalemiz umarız okuması keyifli ve fikirlerinize ışık tutabilecek şekilde olmuştur.

 

Yeni Nesil Mimari ‘de Yeşil Çatılar

Günümüzde Yeni Nesil Mimari ‘de Yeşil Çatılar favori olmaya başladı. Söz konusu mimarlık olunca yeni nesil mimariyi sürekli takip etmek gerekir. Günden günde globalleşen dünyamızda küresel ısınma ve artan popülasyon ile birlikte insanlar haklı olarak sürdürülebilir ve sürekli yapıların arayışına girmeye başladı. Ankara mimarlık firmaları arasında en profesyonel çalışmalarla kendini ispatlamış olan Tint mimarlık, yenilikleri her daim takip ediyor. Günümüz mimarları bu istek ve ihtiyaca karşılık vererek bir adı yeşil çatı diğer adı eko çatı olan bahçeli çatı sistemlerini keşfetti. Yeni nesil mimarlarının keşfettiği bu yeni yapılar insanlara apartman dairelerinde yaşıyor olsalar bile bahçe keyfi sürebilmeyi vadediyor.

 Chicago Belediye Binası, ABD

Chicago Belediye Binası

Yeşil Çatıların Faydaları İse Şöyle Sıralanabilir;

  • Görünüm olarak daha cezbedici bir alan sunar,
  • Sürdürülebilir yaşamı mümkün kılar,
  • Yağmur suyunu %75’e kadar hapsederek yağmur suyunun akışını yavaşlatarak drenaj altyapısı üzerindeki baskıyı azaltır,
  • Kentsel ısı adası etkisi azalır. Kentsel ısı adası; insan faaliyetleri sebebiyle çevredeki kırsal alanlardan büyük ve önemli ölçüde daha sıcak olan metropol alanlara denmektedir.
  • Yeşil alanlar havayı filtreler ve böylece hava kalitesi iyileşmiş olur,
  • Yeşil çatıların ısıl kütle etkisi vardır. Bu etki sayesinde ısınma maliyetleri azalır,
  • Zararlı UV ışınlarından ve donma-çözülme döngülerinden koruyarak su yalıtım membranının ömrünü uzatır.
  • Değerli bir bina varlığı sağlayarak mülk değerinizi artırır.

Minneapolis, Minnesota, ABD

Minneapolis, Minneasota, ABD

Lüksemburg, Avrupa Yatırım Bankası Binaları

Avrupa Yatırım Bankası Binası

Türkiye Mimarisinden Son Haberler

Ecotone İstanbul

Bu makalede Türkiye Mimarisinden Son Haberler bulabileceksiniz. Eğitim ve endüstri artık bir arada. İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi tekstil akademisi ve bir öğretim bloğunun arasında yer alan Ecotone sayesinde ortak çalışma alanları yeniden şekilleniyor. Ecotone yapısı insanlara doğayla iç içe olabilme, dış dünyadan uzaklaşmama ve esnek çalışma imkanı sunuyor. Ayrıca boru şeklindeki kolonların yapımında yenilikçi bir üretim teknolojisi kullanılmıştır.

Tüm dünyayı etkisi altına alan küresel salgın Covid-19 sırasında geliştirilmiş olan Ecotone, dış alanların entegresi, sınırlandırılmış şekilde konumlandırılan ve korunan ancak bir o kadar da akışkan  ofis bölgeleri ile küresel salgına dayanıklı ve sürdürülebilir ofis mimarisi için yeni bir örnek ve vizyon sunuyor. Bunun yanı sıra bu proje insanlara, açık hava toplantı alanları da yaratıyor. Ek olarak hem drenaj hem de soğutma için su, gökyüzünden toprağa boru şeklindeki kolonlardan geçerek ulaşır.

Ecotone İstanbul'a Tanıklık Edin

Alanya Manzarasında Kompleks Evler

Alanya’da en güzel manzaraya sahip olan bir bölgeye inşa edilmesi planlanan Dikey Villa Projesi yeşil sıradağların ve uzak sahil şeridinin eşsiz görünümünü gözlerinizin önüne seriyor. Bu yapı cam, beton ve peyzajın karmaşık ancak muhteşem bir geometrik kompozisyonudur.

Projelerde eğimli çatı sistemi uygulanarak sıra dışı bir yapıt ortaya konmuştur. Tasarım sürecinin başlaması yamaçların manipüle edilmesi ve şantiye etrafındaki yönlerin değiştirilmesiyle başladı.

Bunun sonucunda evlerin her biri mimari kübik zeminler ve ayrı olarak kendi eğimli çatısına sahip oldu.Alanya'nın Eşsiz Manzarasında   Dikey Villa Projesi

Yeni Sahil Vahşi Yaşam Merkezi

KÂAT Architects tarafından İztuzu Plajı için yeni bir yaban hayatı araştırma ve rehabilitasyon merkezi tasarlanarak, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu yarışmada birincilik ödülü kazanıldı ve bu projede İztuzu Plajı’nın doğal ve kültürel kaynaklarının sürekliliği ve sürdürülebilirliği amaçlanmıştır.

Negatif karbon ayak izi ile tasarlanan proje, İztuzu Plajı’nın doğal unsurlarının oluşturduğu özelliklerle Anadolu’nun Akdeniz ile değişken bir peyzaj üzerinde buluştuğu noktada yer alıyor. Habitatlar, türler ve süreçler alanın biyolojik ve ekolojik özelliklerini oluşturan ana odak noktasıdır.

Tasarım, ağaçların kendi yaşamlarını sürdürürken bir diğerinin yaşamasına izin vermek için hatta birbirine asla değmediği ‘taç utangaçlığı’ denilen doğal olgudan türetilmiştir.

Ek olarak tasarım birden çok kanopi yapısından meydana geliyor ve bu kanopiler ağaçlara göre şekillenerek ve topoğrafyanın eğimini yansıtarak toprağın doğal yaşamının devam etmesini sağlıyor. Bu tarz profesyonel projeler Ankayara çayyolu mimarlık hizmeti veren Tint Mimarlıkta hayal değil hemen iletişime geçin.

Yeni Sahil Vahşi Yaşam Projesi Ödüllü Projeyi Gördünüz Mü?

Mimar Olmak İstiyor Muydum?

Mimar Olmak İster Misiniz?

Mimar olmak isteyen ya da eğitimini almış oldukları için mimarlığa ilgi duyan insanlar üzerine bir dizi gönderi başladı… Peki ya ben mimar olmak istiyor muydum?

-Aynı soru için defalarca aynı yanıtı oluşturmak yerine insanları konuyla ilgili farklı düşünceleri var mıydı?

Acaba İçimizden Kaçımız Ben Mimar Olmak İçin Dünyaya Geldim Diyordu?  

İnsanların bir kısmının hala aradıkları cevabı bulamadığını fark etmem üzerine kendimi birden başladığım yerde buldum. Sonrasında ” ve hala mimar olmak ister misiniz?’ sorusu geldi. Umarım bununla beraber körün köre kılavuzluk etmesi konusundaki asıl amacıma ulaşabilirim.

Bu saydığım konular süreç ve yapı olarak çok fazla değişiklik gösteriyor ve ben bir süredir lisans eğitimi aldığım için bu değişiklikleri takip edemiyorum. Üniversiteye dair, alacağınız derslerin ne tür olacağı, oluşturacağınız portföy ve benzeri sorularınız varsa, katılmak istediğiniz kurumla iletişime geçmenizi ve doğrudan kaynaktan belirli ve ilgili bilgileri almanızı şiddetle tavsiye ederim.

Ele almamı istediğiniz bir konu varsa, lütfen önerilerinizi bana göndermekten çekinmeyin.

hello@tintmimarlik.com

Bu arada, umarım bu gönderi aradığınız bazı cevaplar için size bir kaynak olur. Zamanında yanıt vermek için elimden gelenin en iyisini yapıyorum, ancak alınan e-postaların yoğunluğu nedeniyle bu her zaman mümkün olmuyor. Bazen bu gecikmeler sadece zamanlamadan kaynaklanıyor bile olabilir ve bu durumlarda e-postanızı tekrar göndermeyi denemenizi tavsiye ederim.

 

  • Mimar Olmak İster Misiniz?

Mimar olmak çok fazla bağlılık ve istek gerektirir. Hiç kimse kulağa havalı geldiği için veya çizim yapmayı sevdiği için mimar olmaz. Mimarlık bundan çok daha fazlasını gerektirir ve ölçülebilir bir başarı yaşayacağınızı da göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Mimar olmak için gerekenlere sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?

  • Üniversite Yılları

Beş yaşımdan beri mimar olmayı istediğimi söylediğim zaman insanlar çok şanslı olduğumu düşünüyorlar. Ama gerçekten çok mu şanslıyım? Gerçekten mimarlığı seçerek korkunç bir karar verdiğimi düşündüğüm zamanlar oldu ve kendimi sadece sınıflara ve akranlarıma ayak uydurmak için gereken zaman ve çabayla mücadele içerisinde buldum. (Ama bence bu sonu mutlu biten bir hikâye.)

  • Tasarım Stüdyosu: Bilmeniz Gereken En İyi 10 Şey

Mimarlık okulu tamamen stüdyo ile ilgilidir. Tasarım stüdyosunda ister yeni olun ister tecrübeli bir profesyonel olun, mimarlık stüdyosunun katılımcılarından gerçekte ne istediğine dair genel kabul görmüş bazı fikirleri ortadan kaldıran ve sizinle paylaşmak istediğim birkaç şey var. Bu listedeki birkaç şeyi okurken şaşıracaksınız ancak bu listeyi okursanız çok daha iyi olacağınızın sözünü veriyorum.

 

  • Sizi Tasarımcı Yapan Nedir?

Pratik bir mimar olarak yaptığım her tasarım büyük resim olmuyor. Ofiste çalışarak geçirdiğim toplam zamana bakıldığında buna dair çok az şey yapıyorum- ama iyi mimar olmak her zaman çığır açıcı fikirler üretmek değildir. Başarılı bir tasarımın vazgeçilmez parçası olan bir projeyi ve o projenin yapımının detaylarını koordine etmeyi düşünüyorum.

 

  • Mimar Gibi Çizim Yapmak

Mimar olmak için çizimde çok iyi olmanız gerekmediğinin canlı bir kanıtıyım. Elbette güzel resimler çizebilmek her zaman iyidir ama burada bir dakikalığına perdeleri indirelim ve dürüst olalım… Mimarlar çizimleri aracılığıyla iletişim kurarlar- sanat yapmazlar. Mimar Louis Kahn’ın bir zamanlar söylediği o meşhur lafındaki gibi, “bir sanatçı kare tekerlekleri olan bir araba yapabilir, ancak bir mimar yapamaz.”

 

  • Bir Mimar Ne Kadar Para Kazanır?

Mimarlar büyük miktarda kazanç elde edebilirler fakat para ile mutluluk arasında kurulması gereken bir denge vardır. Bu gönderide, çalışmak için en iyi yerlerden bazılarını ve ülkenin hangi bölgelerinin mimarlar için en yüksek maaşı ödediğini belirten bir görsel mevcuttur. Mimarların az maaş alması konusunda mızmızlanıp sızlanmaya başlamadan önce, size bunları duymak istemediğimi söyleyeyim. Öğretmenler, düşük maaş alıyor.

 

  • “Mimarinin Pek de Çekici Olmayan Tarafı”

Şimdi mezun olan mimarlık öğrencilerinin çoğu için sizlere bir demet gerçeklik sunmak istiyorum. Mimarların %99,9’u için mimariyi uygulamak, tasarımdan başka bir anlam ifade ediyor- en azından tasarımın tipik olarak düşündüğünüz anlamı. Mimarlık pratiği, iz kağıdına, kısmi diyagramlara çizim yapmaktan, hangi kalemlerle çizileceğine karar vermekten, gruplarla ve müşteriyle Vegas’a son dakika gezilerinden ibaret değildir. Mimarlık pratiği, sorunları çözmek demektir -bazen inanılmaz derecede ilhamdan uzak ve sıradan- ama hizmetlerinizi koruyan insanlar için çok önemli sorunları çözmek demektir.

 

  • Bir Mimarın Alet Çantası

Bir mimar işini yapabilmesi için mutlaka özel aletlere sahip olmalıdır. En sık kullandıkları aletlere bir göz atın. Bazıları (ama hepsi değil) 6 yıl önce mimarlık okulundan mezun olduğum gerçeğini yansıtan geri tepme araçları. AutoCAD programında oldukça iyi olmama rağmen, onu araçlar listeme koymadım. Listemi biraz daha uzatmış olsaydım, muhtemelen ortaya çıkardı.

  • Mimarlık Stajyerleri

İşte bir mimarlık öğrencisinin bir özgeçmiş yığınının tepesine nasıl yükselebileceğine ve o imrenilen mimari stajyer pozisyonuna nasıl ulaşabileceğine dair bazı benzersiz bilgiler. Ayrıca ilk stajyerlik pozisyonuma ve ilk iş günüme ait yıpratıcı ve şok edici hikayemi sizlerle paylaşıyorum. Eğer bir gün şahsen tanışırsak daha fazla detaya da girebilirim.

İşte böylece- mimarlık öğrencilerine, mimarlık stajyerlerine ve mimar olmak için gereken süreçle ilgilenen kişilere yönelik ilk makale koleksiyonumu oluşturmuş oldum. Bu gönderiyi sitemin en üst kısmına kalıcı olarak sabitleyeceğim ve uygun gördüğüm şekilde gönderiler ekleyeceğim.

Başlangıçta da söylediğim gibi, bu gönderinin insanlar için bir kaynak olması gerekiyor, bu sebeple fikrimi almak isteyeceğiniz bir eksiklik olduğunu görürseniz, bana bir e-posta ile bildirmekten çekinmeyiniz.

hello@tintmimarlik.com

Hemen Ara