Galeri

İletişim Bilgileri:

Alacaatlı Mahallesi Park Caddesi 15/1 Çayyolu/Çankaya ANKARA

0312 353 59 59

hello@tintmimarlik.com

Folow Us

Evinizde Deneyebileceğiniz İskandinav İç Tasarım Hileleri

Çarpıcı İskandinav İç Tasarım Nasıl Oluşturulur?

İskandinav iç tasarım, minimalizm, sadelik ve işlevsellik ile karakterizedir. İskandinav tasarımı 1950’lerden beri var olmasına rağmen, bugün hala popüler bir trend olmaya devam ediyor.

Modernizm okuluna ait olan İskandinav tasarım, işlevsellik ve sadeliğe odaklanan bir tasarım hareketidir. Aynı zamanda deri, ahşap ve kenevir gibi doğal malzemelerin kullanımını da içerir. Dahası, bir İskandinav iç tasarımı genellikle doğal şekilleri, soyutlamayı ve doğal unsurların kullanımını birleştiren doğayla bağlantıdan etkilenir.

Mekanınız için bir İskandinav tasarımı yaratmak istiyorsanız, ancak bunu nasıl ortaya çıkaracağınızdan tam olarak emin değilseniz, tavsiyelerimiz tam da size göre…

1-Tasarım Aksesuarlar ve Sıcak Hissettiren Tekstil Ürünleri

iskandinav tarz aksesuar

İskandinav bölgesindeki çoğu ülke, aşırı soğuğa sahip iklimlere sahiptir. Bu nedenle, bir İskandinav ev dekorunda sıcak tekstil kullanımı yaygındır. Bu tekstiller yün, koyun postu veya tiftikten yapılmış kilim ve halılar şeklinde olabilir. Sıcak tekstillerle aksesuarlar, özellikle kış aylarında İskandinav oturma odasını rahat ve sıcak hissettirmenin harika bir yoludur.

2-Tasarımda Basit Dekoratif Araçları Seçin

iskandinav tarz aksesuar

Belirtildiği gibi, İskandinav iç tasarımı tamamen sadelikle ilgilidir. Bu nedenle, İskandinav tarzı bir oturma odasını dekore ederken her zaman sade tasarımları olan dekoratif vurguları tercih edin. Belki de salon masanızı zarif seramik vazolarla süsleyebilirsiniz. İskandinav iç mekanınıza doku ve ince renk katmak için kanepelerinizi basit geometrik baskılara sahip kırlentler ve yastıklarla süsleyebilirsiniz.

3-Tasarım Ahşap ve Metal Kaplamaları Birleştirin

İskandinav tasarımı, ahşap unsurları yalnızca döşemede değil, aynı zamanda mobilya ve beyaz eşyada da kullanır. Bu nedenle, bir İskandinav evinin mobilyaları için genellikle ahşap sehpalar ve sandalyeler bulunur. Bununla birlikte, İskandinav tarzı dekorasyondaki son trend, metalik kaplamaların ve ahşap unsurların kullanımını birleştiriyor. Örneğin, tüm alana ışıltı ve parlaklık katmak için ahşap bir tavana bakır aplikler ve pirinç kolyeler monte edebilirisiniz.

4-Bitkiler ve Taze Çiçekler Kullanın

İç mekanınızda canlı bir renk ve güzellik unsuruna sahip olmak için İskandinav iç tasarımınıza doğal unsurlar eklemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz. Konu bu olduğunda, İskandinav oturma odanızı iç mekan bitkileri ve taze çiçeklerle dekore etmeyi düşünün. Aslında tasarımcılarımız, her İskandinav evinde taze çiçeklerin bir zorunluluk olduğuna inanıyor. İskandinav bölgesinde, sokaklar genellikle her renkte taze çiçekler ve laleler satan kaldırım çiçekçileriyle doludur. Bu nedenle İskandinav tasarımınız çiçek öğeleri ve taze çiçekler içermelidir.

5-Tasarımda Nötr Renklere Odaklanın

İskandinav dekoruyla ilişkilendirilen belirli bir renk paleti vardır ve buna griler, beyazlar, kahverengiler ve siyahlar dahildir. Bu nedenle, bir İskandinav oturma odasını dekore ederken, İskandinav ev tasarımınıza temiz ve yatıştırıcı bir etki yaratmak için bu nötr renklerin kullanımına odaklanın. Fuşya ve deniz yeşili gibi canlı renkler eklemeyi de deneyebilirsiniz. Tipik bir İskandinav ev dekorunda, mobilya ve dekoratif parçaların öne çıkması için duvarlar genellikle beyaza boyanır.

6-Tasarım ve İç Mekan Düzeni

İskandinav iç tasarımının en önemli özelliklerinden biri, alanın dağınık olmamasını sağlamaktır. Bu nedenle gereksiz dağınıklıktan kaçınılmalı ve depolama alanları akıllıca düzenlenmelidir. İskandinav dekoru söz konusu olduğunda, alanın daha az dağınık ve görsel olarak daha rahatlatıcı görünmesini sağlamak için “az daha fazladır” mantrası izlenmelidir.

7-Açık Renkli Parke Kullanın

açık renk parke

Duvardan duvara halı, İskandinav tasarımına hitap etmez. Döşeme genellikle doğal açık renginde veya beyaza boyanmış hafif sert ahşap malzemelerden yapılır. Lamine hafif döşeme, İskandinav tasarımınız için harika bir fikirdir. Döşeme, daha davetkar bir atmosfer yaratırken, herhangi bir İskandinav evinin daha parlak ve daha geniş görünmesini sağlayabilir. Soğuk kış mevsiminde ayak altında daha fazla sıcaklık sağlamak için banyo zeminleri ısıtmalı fayanslarla döşenebilir.

8-Sınırlı ve Büyük Pencere Kullanımı

iskandinav tarz pencere

İskandinav oturma odası daha davetkar bir alana sahip olmalıdır ve bu en iyi şekilde bol ışığın girmesine izin vererek elde edilebilir. Işığı engellememek için İskandinav tasarımında pencere uygulamaları minimum düzeyde tutulmalıdır. İskandinav dekorunuz için pencere kaplaması kullanmanız gerekiyorsa, tül perde gibi hafif kumaşları tercih edin. Dahası, geceleri ışıkların şeffaf perdelerden yansıması İskandinav oturma odanızı daha da romantik hale getirebilir.

9-Doğru Aydınlatma Önemli

İskandinav iç tasarımında aydınlatmanın kullanım şekli çok önemlidir. Aydınlatma bir yaşam kaynağı olarak kabul edilir ve İskandinav dekorunun tüm mekanda yeterli aydınlatmayı sağlamak için farklı aydınlatma biçimlerine sahip olması gerekir. Aydınlatma aynı zamanda bir İskandinav ev tasarımındaki havayı da belirler. Tasarımcılarımız, duvar aplikleri ve sarkıt lambalar gibi endüstriyel tasarımlı modern aydınlatma kullanılmasını önermektedir. Mum ışıkları ve şamdanlar İskandinav bir oturma odasını sıcak, rahat ve romantik hissettirebilir.

10-Düşünce Şekli ve Fonksiyonellik

iskandinav tasarım

İskandinav tasarımında mobilya kullanımı söz konusu olduğunda, temiz çizgiler belirgin olmalıdır. Masalar, sandalyeler, kanepeler ve İskandinav dekorunun geri kalanı, pürüzsüz ve yuvarlak kenarlarla modern bir dokunuşa sahip olmalıdır. İskandinav tasarımı aynı zamanda yenilikçi ve işlevsel alan kullanımıyla da karakterize edilir, bu nedenle İskandinav oturma odasında çok seviyeli duvar rafları görmek yaygındır.

Bu on ipucunu rehberiniz olarak kullanarak, İskandinav iç tasarımının sadeliği, güzelliği ve işlevselliğini bir araya getiren çarpıcı bir alan yaratmanız mümkün. Evinizin herhangi bir alanı için İskandinav tasarımı uygulama konusunda daha fazla yardıma ihtiyacınız varsa, Tint Mimarlık uzman ekibimizle hizmetinizde.

The Sims!

Bugün de sizlere değişik bir konu başlığı ile geldik.

The Sims !

Birçok okuyucumuzun hatırlayabileceğine inandığımız 2000 yılında yayınlanan Sims oyunu Maxis tarafından geliştirilen ve Electronic Arts ile gerçeğe taşınan stratejik yaşam simülasyonu video oyunudur. Oyunda tıpkı biz insanlar gibi acıkan, iş arayan, parklarda oynayan, yaşına göre eğitim görüp sonrasında meslek sahibi olan kurgusal mahallelerde yaşayan Sim adı verilen sanal bireyler bulunmaktadır.

2000 yılında oyun ilk çıktığında pek fazla tat verir durumda olmamasına rağmen birçok bilgisayar oyunu ile kıyaslandığında oyun içinde oyuncuya çeşitlilik sunulabilmesi sebebiyle tercih sebebi olmuştur.

sims 1 village

Görselde göründüğü gibi oyun sağlayıcının oluşturduğu mahalle içinde oyuncunun oluşturduğu evler bizim yaşam alanımız oluyordu.

2004 yılında 2.si yayınlanan Sims oyunu bu sefer çok daha büyük bir kitleye ulaşmayı başardı.

sims 2

Bunun sonucunda Sims 2 ile birlikte yaptığımız evler çok çok daha fazla gelişti. Simler evlenebilmeye, market ve kıyafet alışverişine gidebilmeye, partiler yapabilmeye başladı. Kısacası oyunumuz çok daha gerçekçi bir hal aldı.

sims 2 ev

Yalnız unutmayın bu evleri ancak paranız varsa inşa edebilirsiniz 🙂 Tıpkı gerçek hayat gibi. Neyse ki hilelerimiz var. Para hilesini sizler için yazının sonuna ekleyeceğim. Belki hala içimizde Sims oynamak isteyenler olabilir 🙂

Oyunu oynarken siminizin yangından, açlıktan veya elektrik çarpmasından ölebileceğinizi lütfen unutmayın. Evinize de çok büyük ihtimalle hırsız girecek ve sosyal hizmetler de bebeğinizi alıp götürecek.

Bu nedenle biz en zevkli olan kısım yani ev yapımından oyuna devam ediyoruz.

5 yıl sonra yani 2009 yılında yayınlanan Sims 3 oyununa ve Pets paketine sahipsek artık evcil hayvanımız olabiliyor ve seyahat paketiyle de bir sürü ülke görebiliyoruz.

Evlerimiz de bir hayli gelişmiş oluyor tabi.

sims 3 ev

Sims 1 ve 2’den ne kadar da farklı olduğunu görebiliyorsunuz değil mi?

Ah o açıklıklar, galeri boşlukları 🙂 Artık sizlere açıklamam gereken bir şey varsa o da benim mimar olmadığım gerçeğidir. Her hafta sizlere eğlenceli ve değişik konularda yazılar yazmaya çalışma sebebim sitemizi inceleyen herkesin mimar olmadığı bilincinde olmamız ve her okurumuzun mümkün olduğunca eğlenirken aynı zamanda kendinden bir şeyler bulabilmesini sağlamak. Ayrıca mimarlarımız sizlerin projelerini çizmeye ve daha çok danışanımıza yetişebilmeye çalışıyorlar. Bu nedenle yazılarımızı ben yazıyorum 🙂

Artık araba kullanabiliyor ve istediğimiz yere gidebiliyoruz. Çünkü Sims 4’e geldik ve sene 2014 J

Hafta sonları ailemiz veya arkadaşlarımızla birlikte sinemaya, tiyatroya, stadyuma maç izlemeye istediğimiz her yere gidebiliyoruz.

sims 4 ev

Evlerimizdeki değişim de inanılmaz. Tüm mobilyalarımız oldukça modernleşmiş ve hatta ileri görüşlülükle üretilmiş olduğu için günümüzde bu mobilyaların gerçeğini daha bugün yeni yeni görebilmekteyiz.

sims 4 iç mimari

Günümüzde bu tarz tasarımların yeni kullanıldığını söylemekte pek fazla haksız sayılmıyorum değil mi?

sims 4 iç mimari 2

Bu haftalık da bizden bu kadar değerli okurlarımız. Söz verdiğim gibi oyunun para hilesini buraya yazıyorum. Hileleri kullanmak için oyun içerisinde Ctrl + Shift + C tuş kombinasyonu kullanın ve motherlode yazarak 50,000 Simoleon elde edin. Ancak oyun indirme linki eklemiyorum çünkü sonra bilgisayarınıza virüs girer ters giden bir şeyler olur üzülürüm 🙂

Gerçek evinize kavuşmak için bizimle iletişime geçmeyi unutmayın, kendinize çok ama çok iyi bakın hoşçakalın sevgiler.

Tint Logo

Mayıs 17, 2021 by Tint Mimarlık 0 Comments

Dünyanın En Yüksek 3 Binası

Bizi heyecanlandıran ve herkesin dikkatini çeken yüksek binalar hakkında ne biliyoruz? İstediğimiz kadar yükseğe çıkabileceğimizin söz konusu mu? Ya da yukarı çıktıkça her şeyin daha iyi olacağı umudu mu var? Her ne ise, bizi fırtınaya sürüklemiş görünüyor. Çünkü her geçen gün daha yüksek binalar inşa ediliyor. Bizde mimarlar olarak bu eserleri ilgiyle takip ediyoruz. Gelin bu binaları mimari olarak inceleyelim.

Yüksek Binalar Neden Önemlidir?

Olayların pratik tarafına bir göz atalım. Hırsımızı, üstünlüğümüzü ve egemenliğimizi temsil etmenin yanı sıra, yüksek binalar neden önemlidir? 1994 yılında dünya nüfusu yaklaşık 5,5 milyardı. Bugün, 27 yıl sonra, nüfus yaklaşık 8 milyar kişidir. Bu, yaklaşık 100 milyon insanın yıllık büyümesine eşittir. Bunu aklınızın bir kenarına not edin.

Öyleyse, hepimizin şu ya da bu şekilde sığınağa ihtiyaç duyduğumuz ve nüfusumuz büyüdükçe dünyanın genişliği kesinlikle artmadığı göz önüne alındığında; gidecek tek yer yukarıdır. Bu nedenle yüksek binalar da ihtiyaçtan yapılmaktadır. Bize nispeten küçük bir ayak iziyle kentsel yayılmayı kontrol etme şansı veriyorlar.

En Yüksek Bina

Dünyanın En Yüksek 3 Binası Hangileridir?

Bu yazıda, bizi çok büyüleyen dünyanın en yüksek 3 binasına bakacağız. Lütfen bu listenin bugün itibarıyla olduğunu unutmayın.

1. Burj Khalife – Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri

Elbette, dünyanın en yüksek binası olan Dubai‘deki Burj Khalifa ile dünyanın en yüksek binaları listesinin başındadır. Birleşik Arap Emirlikleri dışında bir yerde bulunan; Bu 828 m (2,717 ft) yüksekliğindeki bina gerçekten görülmesi gereken bir manzaradır.

En üst katında (163. kat) olma düşüncesi, sadece onu düşünürken sizi ürpertiyor. Oradaki manzarayı hayal edin. Kendi başına bir evrenmiş gibi hissettirmiyor mu? Dubai’deki Burj Khalifa’nın bir otel, bir konut binası ve bir ofis binası olarak işlev gördüğü göz önüne alındığında; bu yeni dünyayı deneyimleme şansını yakalayabilirsiniz.

Şangay Kulesi

2. Şangay Kulesi – Şangay

Etkileyici 632m (2,073ft) yüksekliğindeki bu gökdelen, dünyanın en yüksek bükülmüş binası olma unvanını alıyor. Şangay Kulesi, 2014 yılında tamamlandığında Jin Mao Kulesi ve Şangay Dünya Finans Merkezi arasındaki yerini alarak üçlü kuleyi tamamladı. Bu mimari harikası, şehrin Lujiazui ticaret bölgesinin en önemli parçasıdır.

Neredeyse Burj Khalifa’ya dünyanın en yüksek binası için para ödülü veren Şangay Kulesi; birbiri ardına istiflenmiş dokuz silindirik bina olarak düzenlenmiştir. Bu olağanüstü tasarım, bu kuleye kendine özgü kıvrımlı görünümünü veren şeydir. Daha spesifik olmak gerekirse, dış cephesinin yükseldikçe döndüğü 120 derecelik dönüş, ona bükülme niteliği veren şeydir.

Makkah Royal Clock Tower

Son Binamız ise Mekke’de

3. Makkah Royal Clock Tower – Mekke, Suudi Arabistan

120 katlı karma kullanımlı bir site olarak işlev gören bu dünyanın en yüksek binası; ödülü dünyanın en yüksek saat kadranlı binası olarak alıyor. Suudi Arabistan’ın Mekke şehrinde bulunan, 2012 yılında tamamlandı. Ayrıca 601 m (1.972 ft) gibi etkileyici bir yükseklikte duruyor.

Saat kulesinin en üst kattaki unları kaplayan bir müze içerdiğini öğrenince büyüleneceksiniz. Saat Kulesi Müzesi’nin dört katından her biri özel bir konuyu temsil ediyor.

1. kat Mekke Kulesi’ni ve tasarım ve yapım sürecini gösterir. 2. kat, eski zamanlarda kullanılan zaman ölçümlerine odaklanıyor. 3. kat, atalarımızın yaşamlarını ve etkinliklerini düzenlemek için yeryüzünün, güneşin ve ayın nasıl kullanıldığını sergiler ve açıklar. Son olarak, 4. kat, mekanın özelliklerini ve içindeki gezegenleri tasvir ediyor.

Mimar Dostlarımız Hangi Filmleri İzlemeli Hemen Göz Atalım…

İşte bu yazımızdan sonra arkadaşlarınızla bu filmlerin arasından hangilerini izlediklerini konuşabilir ve karşılıklı fikir paylaşımı yapabilirsiniz.

  1. Metropolis (1927)

Yönetmenliğini Fritz Lang’ın üstlendiği 1927 yapımı filmin senaryosu Fritz Lang ve Thea von Harbou ismine aittir. Bilim kurgu ve gerilim türündeki bu film insanlığın ikiye ayrılışını konu edinmektedir. Bölünmüş toplumsal yapının bir aşk ile uzlaştırılmaya çalışılmasını gözler önüne seren bu filmde, bir tarafta yer altında makinelerle birlikte yaşam süren işçi sınıfı yer alırken diğer tarafta yönetici sınıf üst tabaka bir yaşam sürmektedir. Dönemin en pahalı sessiz sinema filmi olma özelliğine sahip olan bu filmde distopik bir şehir tasvirine yer verilir. Distopik anlam olarak, baskıcı yönetim altında temel hak ve özgürlükleri elinden alınmış olarak yaşayan toplumlara verilen isimdir.

metropolis

2) The Fountainhead (1949)

Hayatın Kaynağı anlamına gelen ABD yapımı film King Vidor tarafından yönetilmiş ve Ayn Rand’in aynı isimli kitabından uyarlanmıştır. Mimarlığın toplumdaki yerini izleyenlere göstermek isteyen Rand bunun için elinden gelen herşeyi yapıyor ve filmde birçok modern mimari örneği yer alıyor.

the fountainhead

3) Mon Oncle (1958)

1949 yılında The Fountainhead ile yüceltilen modern mimari, 1958 yılında Mon Oncle ile adeta eleştiri yağmuruna tutuluyor. Fransız-İtalyan ortak yapımı olan bu filmde eski yapılar ve yeni oluşumlar arasındaki değişimlerin insanlardaki ve yaşamlarındaki etkisi komedi türü örneği olarak izleyene yansıtılıyor.

mon oncle

4) Playtime (1967)

Yazarı Mon Oncle filmi ile aynı yani Jacques Tati olan bu filmde tüketim kavramına düşkünlük, modern hayatın stresi, kullanışsız uzay çağı teknolojisi ve yüzeysel ilişkiler baş göstermeye ve işlenmeye başlıyor. Ne kadar da tanıdık konu başlıkları değil mi? Bu demek oluyor ki tam 54 yıldır kendini tekrar eden bir yaşam döngümüz var.

playtime

 

5) Blade Runner (1982)

Ridlet Scott tarafından yönetilen film dönemin geleceğinde, 2019 yılında Los Angeles’ta geçer. Distopya haline gelmiş olan eski ihtişamlı Los Angeles artık yıkık bir sanayi kentidir. Yeni olan herşey eskinin üzerine inşa edilmiş ve gittikçe çoğalan katmanlardan oluşan bir kent ortaya çıkmıştır.

blade runner

6) The Belly Of An Architect (1987)

Olayların Amerikalı bir mimarın İtalya’ya gitmesiyle başladığı bu filmi yazan ve yöneten Peter Greenaway’dir. Filmde sıklıkla gördüğümüz yuvarlak formlar, mimarın tasarlayıp bir türlü gerçeğe dönüştüremediği hayali küresel yapıları temsil etmektedir.

the belly of an architect

7) Inception (2010)

Geldik benim favori filmime. Christopher Nolan tarafından yazılan ve yönetilen filmde mimarlık yalnızca merkezi bir tema değildir. Bu filme göre mimarlık filmdeki tüm kahramanların hayallerine, zekasına ve tasarlama yetisine göre değişip gelişebilir. Filmde her zaman yeni mekanlar hayal etmek zorunda olan mimarımız adeta ufkumuzu genişletmektedir.

inception

Bu haftalık da bizden bu kadar sevgili okurlarımız. Önümüzdeki hafta yine yeniden yepyeni ve enteresan olması için çabalayacağımız bir yazıda görüşmek dileğiyle hoşçakalın. Bizlere yazılarımız hakkında fikir ve görüşlerinizi belirtmek ister, ben bu hafta şunun hakkında bilgilenmeyi diliyorum derseniz bize ışık tutabilirsiniz. Sizler için araştırıp klavyeye tuşlamaya devam ederiz 🙂 Hoşçakalın.

tint ankara mimarlık ofisi logo

Mayıs 3, 2021 by Tint Mimarlık 0 Comments

Görülmeye Değer 5 İkonik Mimari Yapı

Tint ailesi olarak bu hafta da inanılmaz ilgi çeken bir konu ve yapılarla geldik size. Buyurun 5 İkonik Mimari Yapı hadi başlayalım.

1) Lotus Bahai Tapınağı:

19. yüzyılda Bahaullah tarafından İran’da kurulan tek tanrılı ve tüm insanlığın ruhani birliğini savunan Bahailik inancına mensup bugün günümüzde 5 milyonun üzerinde Bahai mevcuttur.

Hindistan Yeni Delhi’deki Bahai Tapınağı’nın mimarı ise İranlı Bahai Fariborz Sahba. Tapınağın tasarımının 2 buçuk yılda tamamlanabilmesine karşın yapı inşasının tamamlanabilmesi tam 9 yıl sürmüştür. Tapınak ismini saflığı ve kutsallığı temsil edildiğine inanılan Lotus çiçeğinden alır ve görünüm olarak adeta yaprakları açmış bir Lotus çiçeğini andırır.

Bugüne kadar 70 milyondan fazla ziyaretçi sayısına ulaşan ve 105 bin metrekare alan üzerine kurulu olan bu tapınak pek çok mimari ödül kazanmıştır.

bahai

2) Sidney Opera Binası

Sırada Avustralya’nın en eski yerleşim merkezlerinden biri fakat buna karşın ülke başkenti olmayan Sidney’de bulunan ve Unesco Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Danimarkalı mimar Jørn Utzon tarafından tasarlanan ve Utzon’a 2003 Pritzker Mimarlık Ödülü’nü kazandıran Sidney Opera Binası var. 580 adet beton ayak tarafından yerin 2222 metre altına inilerek tutulan 160 bin ton ağırlığındaki yapı ortalama olarak her yıl 8 milyon insana ev sahipliği ediyor.

sidney

3) Eyfel Kulesi

10.100 ton ağırlığında olan inşası 2 yıl 2 ay süren ve yapımında 23 bin işçinin çalıştığı Fransız Devrimi’nin 100.yıl dönümü kutlamaları için geliştirilen Eyfel Kulesi. 1889 Dünya Fuarı’nın girişi olarak yapılan kule iki muhteşem inşaat mühendisi Maurice Koechlin ve Émile Nouguier tarafından tasarlanmış ve Gustave Eiffel tarafından inşa ettirilmiştir. Günümüz Fransa’sının sembolü haline gelen Eyfel Kulesi yılda yaklaşık 6 milyonu aşkın ziyaretçi tarafından hayranlıkla izleniyor.

eyfel

4) Empire State Binası

Jay-Z ve Alicia Keys’in şarkısına ve daha bir çok sanatçıya ilham olan dünyanın en yüksek binası olma özelliğini hala kendinde tutan Empire State binası. Şarkı da bina gibi inanılmaz güzel bu arada dinlemek isteyen okurlarımız için linkini yazımıza ekliyorum. Binanın bir özelliği de bulunduğu konumdan yüksekliği sayesinde kendisine 80 mil mesafede olan 5 ABD eyaletini de ziyaretçilerine gösterebiliyor oluşu. 50 eyaletten oluşan Amerika Birleşik Devletleri’nin 5 eyaletini görebilmek için Empire State Binası’nın en yüksek katına çıkmanız yeterli. Unutmayın sadece 102.kata kadar çıkabilirsiniz. 103.kata ulaşmak için benim gibi devlet tarafından verilen özel izninizin olması gerekiyor. 🙂

 

empire

5) Notre Dame Katedrali

Evet sevgili okurlarımız hem sizler hem de kendimiz için yine asla üşenmedik ve araştırdık. Öncelikle Katedral ne demektir ordan başlıyoruz, birlikte öğreniyor, zaten biliyor isek bilgimizi tazeliyoruz. Piskoposluk makamı bulunan büyük kiliseye katedral deniyor. Aklımıza hemen bir çağrışım sonrası başrollerini Türkan Şoray ve Haluk Bilginer’in paylaştığı Tatlı Hayat dizisindeki İhsan’ın Rum komşusu Yorgo’ya her sinirlendiğinde piskopos dediği geliyor. İhsan bey gerçek anlamını kastederek mi söylüyordu bilinmez ancak piskopos bazı Hristiyan kiliselerinde bulunan ve bir bölgenin başpapazı olan din adamına deniyor.

notre

Seine Nehri’nin kıyısında yer alan Paris’in Meryem Anası anlamına gelen Notre Dame de Paris, Paris Başpiskoposu’nun resmi makamı olan Katolik Katedrali. 1163 yılında yapımına başlanan Katedralin inşası 1345 senesinde tamamlanmış. Tamı tamına 182 yıl… 19. Yüzyıl şehir planlamacıları tarafından bakımsız olması gerekçesiyle yıktırılmak istenen katedrali kurtaran Victor Hugo’nun Notre Dame’ın Kamburu isimli romanı oldu. Bu romanla katedralin yıkılmasına engel olmak isteyen ve bunu başaran Hugo aynı zamanda kampanya başlamasını sağlayarak yapının yenilenmesinde başrol oynadı.

Bu haftalık da bizden bu kadar değerli Tint Mimarlık okuyucuları. Keyifli sohbetimize devam etmek ve dinamik ekibimizle tanışmak için hemen bizimle iletişime geçin ve mutlu olun 🙂

tint ankara mimarlık ofisi logo

Nisan 27, 2021 by Tint Mimarlık 0 Comments

Türkiye’de Mimarlık

Türkiye’de Mimarlık , günümüz şartlarında zor bir seçim. Türk mimarisi 1923’den beri ülkemizin toprakları üzerine kurulan mimari yapıyı inceler. Türkiye’de mimarlık belirli dönemlerde yaygın olan mimari akımların kullanılmasından etkilenmiştir. Bunun haricinde Cumhuriyetimizin tarihi boyunca yaşanan bazı sorunlarından ve çelişkilerinden etkilenerek şekillenmiştir. Çelişkilerin en başında şüphesiz ki Doğu-Batı ikilemi vardır. Buna ek olarak geleneksel-modern veya geçmiş o dönemlere ait dindarlık-laiklik, siyaset gibi konular mimarinin gidişatını ciddi anlamda etkilemiştir.

Türkiye’de Mimarlık ve Osmanlı Mimarisinin Etkileri

Ülkemizdeki mimari sistem, başlangıçta Osmanlı mimarisinden ciddi anlamda etkilendi.  1930-1950 tarihleri aralığında yurtdışından birçok mimar getirtilmiştir. Özellikle Almanya, Avusturya ve İsviçre’den mimarlar çağırılarak kamu binaları inşa ettirilmiştir. 1940-150 yılları aralığında yeni bir mimari akım başladı. Türkiye bu mimari akımdan da etkilendi. 1970’li yıllara kadar yurtdışında geliştirilen mimari projeler de yapılsa da ağırlıklı olarak yerli mimari projelere yer verilmiştir. 1980’lerde özel sektörün ağırlığının arttığını bilsek de bu zamana kadar müteahhitlerin ve devletin sektöre etkisi büyüktür.

Günümüzde Mimarlık Firması Tercihi

tint mimarlık

Günümüzde mimarlık, üniversitelerde ilk başta kağıt üzerinde pratik yaparak sonrasında da bilgisayar tabanlı eğitimle evrensel mimari modeline geçmiştir. Ankara’da uzun yıllardır tecrübesini kanıtlamış Tint Mimarlık, geliştirdiği ve tamamladığı projelerle profesyonel kariyer portföyünü rahatlıkla gösterebiliyor. Afyon bölgesinde bir hastahanenin büyük bir kısmının ofise dönüştürülmesi örnek gösterilebilecek en büyük projeleri arasında yer almaktadır. Ankara Çayyolu bölgesinde hizmet veren Tint mimarlık, Mimarlık firmaları arasında tecrübelerini kanıtlamış profesyonel ekibiyle yüksek müşteri memnuniyeti sunuyor.

Büyük Mısır Müzesi…

Ankara mimarlık ofisleri arasında öncü olan Tint Mimarlık bu hafta yine son derece güncel ve merak uyandıran Mısır Müzesini inceliyor.

Büyük Mısır Müzesi…

mısır 1

Geçmişi tanımak, anlamak ve geleceğe yön vermek için arkeolojiye olan ihtiyacımız tartışılmaz bir gerçek. Dünyanın sayılı arkeoloji müzeleri arasında yer alan Kahire’deki Mısır Eski Eserler Müzesi, kusursuz şekilde düşünülmüş ve düzenlenmiş bir törenle İrlanda’nın ünlü mimarlık firmalarından biri olan Heneghan Peng’in imza attığı Giza’daki yeni binasına taşındı. 18 Mısır firavunu ve 4 Mısır kraliçesine ait mumyanın da taşındığı bu yeni müze 50 bin M² büyüklükte olup içerisinde 100 bin sıradışı tarihi eser barındırıyor.

mısır 2

Günümüzden tam 3000 yıl önce Mısır’ı yöneten Tutankhamun’un tüm hazineleri ilk kez bu müzede bir arada sergilenebilecek ve ayrıca dünyanın her yerinde tek bir medeniyete adanmış en büyük müze olma özelliğine sahip olan Büyük Mısır Müzesi, Hanedan öncesi ve Eski Krallık, Orta Krallık, Yeni Krallık ve Grekoromen olarak 4 bölüme ayrılıyor.

tutankhamun

Müzenin tasarımını yapacak olan mimarlık şirketinin belirlenebilmesi için Mısır hükümeti tarafından uluslararası bir yarışma düzenlendi ve bu yarışmayı 2003 yılında Heneghan Peng kazanarak yaklaşık 300 kişilik bir ekiple bugün hayranlık uyandıran Büyük Mısır Müzesi’nin tasarımını tamamladı. Bu eşsiz tasarımın bir özelliği de hem vadide hem de platoda konumlanarak bu iki bölgeyi birbirine bağlayabilmesidir. Gündüzden geceye değişen büyük yarı saydam taş cephesi bizlere mimarlığın sınırsız olduğunu ve gözleri kamaştıran eserler yaratarak istediğimiz alana nasıl insan trafiği çekebileceğimizi gösteriyor. Genel olarak yapıyı inceleyecek olursak tasarımın çerçevesi alandan üç tane birbirine komşu piramide doğru uzanan bir dizi görsel eksen tarafından oluşuyor.

mısır 3

 

Katmanlı yapısı sayesinde her ziyaretçi müzeye girdiği andan itibaren görkemli ve devasa bir avludan geçerek tüm galerileri içinde barındıran plato seviyesine çıkan büyük bir merdivenden çıkıyor ve bu plato seviyesinde her bir müşteri piramitleri müzenin içinden görebiliyor. 2021 yılının orta döneminde açılması planlanan Büyük Mısır Müzesi’nin açılış töreni ve ziyaret tarihleri merak konusu…

tint ankara mimarlık ofisi logo

Dekonstrüktivizm Nedir?

Bu hafta konumuz yapısal analiz anlamına gelen Dekonstrüktivizm . Günümüzde ve özellikle ülkemizde farklı mimari yapılar görmeyi çok özledik. Bu nedenle siz değerli okuyucularımızla birlikte yapısal analiz kuramının benimsenerek oluşturulduğu mimari yapıları ve bu anlayışı benimseyerek tasarımlarına yön veren mimarlardan birkaç tanesini incelemek istiyoruz. Hadi başlayalım…

Öncelikle söylemesi ve yazması benim için çok azıcık, sadece birazcık zor olan Dekonstrüktivizm kelimesinin ve olgusunun anlamına göz atalım.

louis

1980’lerin sonlarına doğru postmodern mimarinin hemen sonrasında ortaya çıkmış olan Dekonstrüktivizm ilk olarak Jacques Derrida tarafından bulunmuş ve yapısöküm felsefesi olarak adlandırılmıştır. Düşünce tarihinin en üretken filozoflarından biri olan Derrida’nın en önemli buluşu şüphesiz yapısöküm (dekonstrüksiyon) olarak bilinen metin okuma stratejisidir. Yepyeni bir oluşum yaratan yapısal analiz nicelik olarak yapılmış olanı söküp tekrar farklı bir biçimde birleştirme prensibi üzerine kurulmuştur. Ancak Derrida, dekonstrüksiyon tanımını mimari akım olarak ileri sürmemiş ve bu ileri sürüm Philip Johnson, Mark Wigley ve Peter Eisenman tarafından gerçekleştirilmiştir. Mimari tasarımda elde edilmek istendiği zaman bu yaklaşım, yapıyı oluşturan mimari ne kadar unsur varsa bütünlüklerinin parçalanması ve aslında yüzeylerle birlikte yüzeylerde yapılan oyunlarla elde edilen dış cephede dik olmayan köşelerin konveksiyonel halde kullanımı sonucunda ulaşılabilir.

zaha

Birçok mimari akımda olduğu gibi bu akım da kendinden önceki baskın formları reddederek doğmuş ve var olmaktadır. Dekonstrüktivist akımın en büyük ve bilinen temsilcilerinden bir tanesi Frank Gehry’dir. 1928 yılı Toronto doğumlu olan Gehry 1954 yılından itibaren adını ve tasarımlarını duyurmaya başlamış günümüzde Kaliforniya’da yaşayan ve halen Dekonstrüktivizm dediğimiz zaman en çok feyz alınan mimarlardan biridir.

frank

Bir diğer incelemek istediğimiz ve hayranlıkla tasarımlarını feyz aldığımız Dekonstrüktivitizmi benimsemiş olan 1950 yılı Bağdat doğumlu ünlü mimar Zaha Hadid. İlk başlarda çığır açan ve kalıpların yıkıldığı tasarımlarının çoğu inşa edilemeyen Hadid, daha sonrasında pek çok uluslararası ödüle layık görülmüş ve projeleri hayata geçirilmiştir. Ülkemiz için İstanbul-Kartal Kıyı şeridi düzenlemesi ve kentsel dönüşüm tasarlayan Zaha Hadid 2016 yılında geçirdiği kalp krizi sonrasında hayatını yitirmiştir.

zaha 2

Dekonstrüktivizm hakkında daha fazla bilgi alabilmek ve bu tarz mimari yapılara kavuşabilmek için Ankara Mimarlık şirketleri arasında öncülük eden şirketimizle ve mimarlarımızla hemen iletişime geçebilir, hayalinizden çok daha fazlasına kavuşabilirsiniz.

tint ankara mimarlık ofisi logo

Hangi Burçsunuz ?

Hangi Burçsunuz bilemeyiz ama bu makaleyi okuduktan sonra fikirleriniz değişebilir. Burçların insanın karakterini, kararlarını ve yaşayış biçimlerini etkilediğini düşünüyor musunuz?

Eğer düşünmüyorsanız bu yazımızdan önce hangi burçsanız o burcun karakteristik özelliklerini okumanızı ve daha sonra sizinle uyuşuyor mu uyuşmuyor mu ona bakmanızı tavsiye ederim çünkü çok büyük ihtimalle karakteristik özellikler burcunuzla örtüşüyor.

Bizim konumuz ise tüm yaşamımızın üzerinde etkisi olan burçlarımızın, evimizde yaptığımız dekorasyona etkileri.

Şimdi tek tek burçları inceleyelim ve burcumuza göre evimizi nasıl dekore etmeliyiz öğrenelim.

Koç Burcu insanları hareketli, enerjik, lider vasıflı ve tutkulu insanlardır. Bu tutkuyu evlerinde ve tüm yaşamlarında devam ettirmek isterler. Ancak ilk başta inanılmaz derecede hevesli olan Koç burcu insanları gün geçtikçe elindeki şeylerden sıkılabilme özelliğine sahiptir. Bu nedenle evlerinde kalıcı ve keskin tasarımlar yapılmamalıdır. Örneğin kırmızı renk mutlaka evlerinde kullanılmalıdır ki tatmin olsun ve evlerine tutkuyla bağlansınlar. Ancak bu kırmızı rengi bir koltuğa uygularsak çok ama çok büyük ihtimalle sıkılacaklardır. Bunun yerine kırlentlerde veya aksesuar ürünlerinde kırmızı rengi kullanmayı tercih etmemiz çok daha doğru bir karar olacaktır. Mesela ayakları pirinç malzemeden üretilmiş kırmızı gövdeli bir lambader kullanabiliriz. Bunu kullanmadan önce ” Mimari tasarımın incelikleri ” isimli makalemizi okumanızı tavsiye ediyoruz.

koç

 

 

Boğa burcu mensupları güvenilir ortamda olmaktan hoşlanırlar ve evleri muhakkak konforlu olmak zorundadır. Güçlü, iddialı, zarif ve modern tasarımlarla Boğa burçluların gönlünü fethedebilirsiniz. Kahverengi ve toprak tonları kendilerini en çok güvende hissetmelerini sağlayacak olan renklerdir. En gösterişli mobilyaları en sade renk tonlarıyla birleştirmek yerinde alınmış bir karar olacaktır.

boğa

Oldukça sosyal olan İkizler burcu danışanlarımız için en ideal tasarımlar arkadaşlarını ağırlayabilecekleri konforlu, geniş, aydınlık ve ferah alanlardır. Sürekli değişen ruh halleri ile bir sakin bir enerjik olan İkizler burcu insanları için evlerinde ne kadar geniş renk yelpazesi yer alırsa o kadar iyi. Salondaki koltuklarının bir tanesini civciv sarısı yaparken duvarı çam yeşili boyayabilirsiniz.

 

ikizler

Hangi Burçsunuz ? Yengeç Burcunun özellikleri ne?

Yengeç burçları son derece sakin hassas ve genellikle tarihsel konulara da ilgisi olan burçlardır. Bu nedenle evlerinde soft renkleri tercih etmeniz kendilerine dinginlik verecek ve mutlu edecektir. Hayatları boyunca samimiyet duygusuna sahip olmak isteyen yengeç burçlular için fazla modernlikten kaçınmamız yerinde bir seçim olacaktır. Belki bu danışanlarınız için Dünya haritası ile oluşturulmuş aydınlatmalar ve pirinç duvar aplikleri tercih edebilirsiniz.

yengeç

Adeta güçlü olmak ve gücü temsil etmek için yaratılmış olan Aslan burçlular için görkemli bir ev olmazsa olmaz. Mermer ve ayrıntılarda Gold detayları en çok hoşlarına gidecek olan seçimlerdir. Genel olarak koyu ve açık tonları bir arada görmeyi seven Aslan burçlu danışanlarımız görkemli tablolardan da asla vazgeçmez.

aslan

Titiz, çalışkan, mükemmeliyetçi, eleştirel ve detaycı olan Başak burcu bireyleri için sade ve doğal tasarımların yer aldığı bir ev tasarımı yapmamız kaçınılmazdır. Açık renk tonlarını evlerinde görmekten oldukça mutluluk duyacak olan Başak burçlular için doğa ile iç içe olmak çok büyük önem taşımaktadır. Arkadaş ve akrabalarını ağırlamayı çok severler ve bu alanların büyük olmasını isterler.

başak

Tahmin edeceğimiz gibi adil, eşitliğe önem veren ve dengeli danışanlarımız Terazi burçlu olanlar. Sanata olan düşkünlükleri evlerine yansısın isteyen Terazi burçlu danışanlarımız için duvarlarda boyama yapılması ve güzel tablolar mutluluk kaynağıdır. Salonlarında lambaderlerin ve çeşit çeşit desenlerin varlığından oldukça hoşnut olan Terazi burçlular genellikle salonlarında pastel tonlarını tercih etmektedir.

terazi

Akrep burçlu danışanlarımız şimdi sizler için önerilerimiz geliyor. Herkes evinin kendine göre özel olmasını ister bu bir gerçektir ancak Akrep burcundan bahsediyorsak evlerinde kesinlikle siyah, beyazdan ve bu ikilinin birleşiminden zaman zaman tezatlığından yararlanmak zorundayız. En çok önem verdikleri mahallerden birisi de yatak odaları olan Akrep burcu bireyleri kendileriyle baş başa kalmaktan ve özgürlüklerinin tadını çıkarmaktan mutlu olurlar.

akrep

 

Sırada gezgin olan Yay Burçları var. Otantizmi ve modernizmi birleştirmeyi seven Yay Burçlu danışanlarımız yaptıkları dekorasyon ve renkli dünyaları ile etraflarındaki herkesi etkilemeyi başarabilir. Heyecanlı ve dinamizmin öncüsü olan bu burç mensupları için ametist moru renk kullanımını öneriyoruz. Geometrik desenleri ve canlı renkleri kullanmanız da kendilerini mutlu edecektir.

yay

Organize olmayı seven ve hayata karşı ciddi bir yaklaşım içerisinde olan Oğlak burçlu danışanlarımız son derece kararlı ve planlıdır. Bu nedenle genellikle kendilerinin evini tasarlarken post-modernizmi benimsemekteyiz. Siyah ve toprak tonlarını kullanmamız kendilerini oldukça mutlu eder.

oğlak

Arkadaş canlısı Kova burçları yenilikçi ve sıradışı tasarımlardan hoşlanır. Kendilerini etkilemek için marjinal tasarımlara ihtiyacımız var.

kova

Hassas, duyarlı, empatik, dinamik ve sanatsal bir burç. Balık burcu

Balık burçlular sürekli yeni fikirlere sahip olurlar ve hayalperesttirler. Evde dinlenebilmek ve rahat olmak isterler. Tasarımlarında ön planda olması gereken renkler yeşil, mavi ve kremin tonlarıdır.

balık

Siz de kendinize, burcunuza ve yaşayış biçiminize uygun tasarımlar için bizimle iletişime geçin, mutlu olun 🙂

tint ankara mimarlık ofisi logo

 

Mimarlık Nedir? Mimarlığı Konuşabilme Becerisi

Mimarlığı Konuşabilmek

Bu makalede mimarlık ve mimarlığı konuşabilme becerisi hakkında akademik makaleyi inceleyeceğiz. “OECD’nin (Ekonomik ve İşbirliği Kalkınma Örgütü) öğrenci performanslarını değerlendirdiği son PISA (Programme for International Student Assessment – Uluslararası
Öğrenci Değerlendirme Programı) eğitim raporunda (2012) Türkiye 65 ülke arasında 44. sırada yer aldı.” Türkiye’de bilindiği gibi bitmez tükenmez bir eğitim sistemi kavgası süregelmiştir. Bu
kavgalarda tartışarak daha doğru bir yol, daha çağdaş bir yöntem bulma çabasından çok, sürekli ideolojik ve politik bir arka plan gözlenebilir. Ülke nüfusunun üçte birini avucunun içinde tutan ve istediği gibi “biçimlendirme” olanağına sahip bir alanda, başka türlü olması da beklenemezdi. Hepimizin bildiği gibi “ağaç yaşken eğilir” ve fidanlar elbette her dönemde, egemen ideolojilerin belirlediği doğrultuda eğilirler.

mimarlık-nedir-1-1024x683-min

Biraz mimarlık da konuşacağız elbette bu yazıda, ama önce izninizle yalnızca son birkaç yılda eğitim sistemimizin gündeminde yer alan kimi çelişkili düşünce ve kavramlar üzerinden kısa, yorumsuz ve serbest çağrışımlı bir gezinti yapalım:

• Selçuklu-Osmanlı mimarisinden esinlenen eğitim tesisleri yapmak,
• Büyük tesisler ile orta öğretimi mega-kampüslerde toplayarak kent çeperlerine atmak,
• Anadilde (özellikle Kürtçe) eğitim konusunda durmadan tartışmak, bunun için özel
okullar önermek,
• Diğer yandan yabancı dilde eğitim veren okulların kapatılmasını gündeme taşımak,
• 1+8+4 sistemi yerine 4+4+4 sistemini uygulamaya koymak,
• İlköğretime başlama yaşını 5’e kadar çekmek,
• İlköğretimde süt dağıtmak, vazgeçmek, tekrar dağıtmak,
• “Andımız”ın her sabah okunma sorunu,
• Bir dönem meslek lisesi sınıfına sokularak normalleştirilen imam hatip okulları “sorununu” sert bir üslupla yeniden gündeme taşımak,
• Üniversite sınavlarını kaldırmayı vaat etmek,
• Ardından bu sınavları ortaöğretim seviyesine kadar çekmek,
• Her yöne çekilebilecek bir kıyafet serbestisi tartışması açmak,
• Bu bağlamda türban-başörtüsü kavgasını ortaöğretime kadar indirmek,
• Yeni disiplin yönetmelikleriyle üniversiteleri kesin bir şekilde “zapturapt” altına almak,
• Eğitim yapılarında kız-erkek merdivenlerini ayırmayı teklif edebilmek,
• Spor tesislerinde kız-erkek havuzlarını ayırmayı teklif edebilmek,
• Kız ve erkek yurtlarını ayırmak,
• Kızlı erkekli konutlara (biraz?) karışmak,
• Dershaneleri kapatma kararı almak, kararı ertelemek, vazgeçmek,
• Belki de onları okula dönüştürmek ve sistemin içinde tutmak.

Mimarlık Nedir ?

“Mimarlık” dediğin nedir ki? “Mimarlık ne işe yarar, dünyayı mimarlık aracılığıyla dönüştürebilir miyiz?” diye bitmez tükenmez bir tartışmanın kapısını açmak yerine soruyu
daha basite indirgeyip nitelikli bir kamusal mekân veya buradaki konumuzla bağlantılı olarak “Nitelikli bir eğitim yapısı nasıl ve hangi yöntemlerle oluşturulabilir?” diye sorsak
kendimize. Bize neler gerekiyor acaba nitelikli bir yapı için; bu seçkide işleri sergilenen meslektaşlar bilgilerinin ve emeklerinin yanı sıra hangi olanakları yakalayabildiler de bu yapıları
gerçekleştirebildiler?
• Doğru, dürüst, kararlı ve bilinçli bir işveren,
• Vizyoner bir amaç tanımı,
• Gizli kapaklı bir gündemden, dolayısıyla karanlık bir işbirliğinden sakınılmış bir ilişki,
• İçerik-hedef tutarlılığı konusunda tam bir uzlaşma alanı,
• Bütünden ayrıntıya kadar çalışılmış bir program,
• Yeterli uzmanlık danışmanlığına erişim,
• Kimi dayatmalardan kaçınarak çağdaş standartları gözetebilme şansı ve yetisi,
• Nitelikli ve yeterli kaynaklar (bütçe, konum, arsa, malzeme, teknoloji…),
• Yapıların tasarlandığı biçimiyle gerçekleştirilebilmesi için işveren ile sürdürülebilir, kararlı bir ilişki.

Hemen Ara