Galeri

İletişim Bilgileri:

Alacaatlı Mahallesi Park Caddesi 15/1 Çayyolu/Çankaya ANKARA

0312 353 59 59

Folow Us

Mimar Olmak İstiyor Muydum?

Mimar Olmak İster Misiniz?

Mimar olmak isteyen ya da eğitimini almış oldukları için mimarlığa ilgi duyan insanlar üzerine bir dizi gönderi başladı… Peki ya ben mimar olmak istiyor muydum?

-Aynı soru için defalarca aynı yanıtı oluşturmak yerine insanları konuyla ilgili farklı düşünceleri var mıydı?

Acaba İçimizden Kaçımız Ben Mimar Olmak İçin Dünyaya Geldim Diyordu?  

İnsanların bir kısmının hala aradıkları cevabı bulamadığını fark etmem üzerine kendimi birden başladığım yerde buldum. Sonrasında ” ve hala mimar olmak ister misiniz?’ sorusu geldi. Umarım bununla beraber körün köre kılavuzluk etmesi konusundaki asıl amacıma ulaşabilirim.

Bu saydığım konular süreç ve yapı olarak çok fazla değişiklik gösteriyor ve ben bir süredir lisans eğitimi aldığım için bu değişiklikleri takip edemiyorum. Üniversiteye dair, alacağınız derslerin ne tür olacağı, oluşturacağınız portföy ve benzeri sorularınız varsa, katılmak istediğiniz kurumla iletişime geçmenizi ve doğrudan kaynaktan belirli ve ilgili bilgileri almanızı şiddetle tavsiye ederim.

Ele almamı istediğiniz bir konu varsa, lütfen önerilerinizi bana göndermekten çekinmeyin.

[email protected]

Bu arada, umarım bu gönderi aradığınız bazı cevaplar için size bir kaynak olur. Zamanında yanıt vermek için elimden gelenin en iyisini yapıyorum, ancak alınan e-postaların yoğunluğu nedeniyle bu her zaman mümkün olmuyor. Bazen bu gecikmeler sadece zamanlamadan kaynaklanıyor bile olabilir ve bu durumlarda e-postanızı tekrar göndermeyi denemenizi tavsiye ederim.

 

  • Mimar Olmak İster Misiniz?

Mimar olmak çok fazla bağlılık ve istek gerektirir. Hiç kimse kulağa havalı geldiği için veya çizim yapmayı sevdiği için mimar olmaz. Mimarlık bundan çok daha fazlasını gerektirir ve ölçülebilir bir başarı yaşayacağınızı da göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Mimar olmak için gerekenlere sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?

  • Üniversite Yılları

Beş yaşımdan beri mimar olmayı istediğimi söylediğim zaman insanlar çok şanslı olduğumu düşünüyorlar. Ama gerçekten çok mu şanslıyım? Gerçekten mimarlığı seçerek korkunç bir karar verdiğimi düşündüğüm zamanlar oldu ve kendimi sadece sınıflara ve akranlarıma ayak uydurmak için gereken zaman ve çabayla mücadele içerisinde buldum. (Ama bence bu sonu mutlu biten bir hikâye.)

  • Tasarım Stüdyosu: Bilmeniz Gereken En İyi 10 Şey

Mimarlık okulu tamamen stüdyo ile ilgilidir. Tasarım stüdyosunda ister yeni olun ister tecrübeli bir profesyonel olun, mimarlık stüdyosunun katılımcılarından gerçekte ne istediğine dair genel kabul görmüş bazı fikirleri ortadan kaldıran ve sizinle paylaşmak istediğim birkaç şey var. Bu listedeki birkaç şeyi okurken şaşıracaksınız ancak bu listeyi okursanız çok daha iyi olacağınızın sözünü veriyorum.

 

  • Sizi Tasarımcı Yapan Nedir?

Pratik bir mimar olarak yaptığım her tasarım büyük resim olmuyor. Ofiste çalışarak geçirdiğim toplam zamana bakıldığında buna dair çok az şey yapıyorum- ama iyi mimar olmak her zaman çığır açıcı fikirler üretmek değildir. Başarılı bir tasarımın vazgeçilmez parçası olan bir projeyi ve o projenin yapımının detaylarını koordine etmeyi düşünüyorum.

 

  • Mimar Gibi Çizim Yapmak

Mimar olmak için çizimde çok iyi olmanız gerekmediğinin canlı bir kanıtıyım. Elbette güzel resimler çizebilmek her zaman iyidir ama burada bir dakikalığına perdeleri indirelim ve dürüst olalım… Mimarlar çizimleri aracılığıyla iletişim kurarlar- sanat yapmazlar. Mimar Louis Kahn’ın bir zamanlar söylediği o meşhur lafındaki gibi, “bir sanatçı kare tekerlekleri olan bir araba yapabilir, ancak bir mimar yapamaz.”

 

  • Bir Mimar Ne Kadar Para Kazanır?

Mimarlar büyük miktarda kazanç elde edebilirler fakat para ile mutluluk arasında kurulması gereken bir denge vardır. Bu gönderide, çalışmak için en iyi yerlerden bazılarını ve ülkenin hangi bölgelerinin mimarlar için en yüksek maaşı ödediğini belirten bir görsel mevcuttur. Mimarların az maaş alması konusunda mızmızlanıp sızlanmaya başlamadan önce, size bunları duymak istemediğimi söyleyeyim. Öğretmenler, düşük maaş alıyor.

 

  • “Mimarinin Pek de Çekici Olmayan Tarafı”

Şimdi mezun olan mimarlık öğrencilerinin çoğu için sizlere bir demet gerçeklik sunmak istiyorum. Mimarların %99,9’u için mimariyi uygulamak, tasarımdan başka bir anlam ifade ediyor- en azından tasarımın tipik olarak düşündüğünüz anlamı. Mimarlık pratiği, iz kağıdına, kısmi diyagramlara çizim yapmaktan, hangi kalemlerle çizileceğine karar vermekten, gruplarla ve müşteriyle Vegas’a son dakika gezilerinden ibaret değildir. Mimarlık pratiği, sorunları çözmek demektir -bazen inanılmaz derecede ilhamdan uzak ve sıradan- ama hizmetlerinizi koruyan insanlar için çok önemli sorunları çözmek demektir.

 

  • Bir Mimarın Alet Çantası

Bir mimar işini yapabilmesi için mutlaka özel aletlere sahip olmalıdır. En sık kullandıkları aletlere bir göz atın. Bazıları (ama hepsi değil) 6 yıl önce mimarlık okulundan mezun olduğum gerçeğini yansıtan geri tepme araçları. AutoCAD programında oldukça iyi olmama rağmen, onu araçlar listeme koymadım. Listemi biraz daha uzatmış olsaydım, muhtemelen ortaya çıkardı.

  • Mimarlık Stajyerleri

İşte bir mimarlık öğrencisinin bir özgeçmiş yığınının tepesine nasıl yükselebileceğine ve o imrenilen mimari stajyer pozisyonuna nasıl ulaşabileceğine dair bazı benzersiz bilgiler. Ayrıca ilk stajyerlik pozisyonuma ve ilk iş günüme ait yıpratıcı ve şok edici hikayemi sizlerle paylaşıyorum. Eğer bir gün şahsen tanışırsak daha fazla detaya da girebilirim.

İşte böylece- mimarlık öğrencilerine, mimarlık stajyerlerine ve mimar olmak için gereken süreçle ilgilenen kişilere yönelik ilk makale koleksiyonumu oluşturmuş oldum. Bu gönderiyi sitemin en üst kısmına kalıcı olarak sabitleyeceğim ve uygun gördüğüm şekilde gönderiler ekleyeceğim.

Başlangıçta da söylediğim gibi, bu gönderinin insanlar için bir kaynak olması gerekiyor, bu sebeple fikrimi almak isteyeceğiniz bir eksiklik olduğunu görürseniz, bana bir e-posta ile bildirmekten çekinmeyiniz.

[email protected]

Mimariye Yolculuk

Mimarlık okuluna girdiğiniz anda oldukça zorlu bir yolculuğa çıktığınızın tamamen farkında olmalısınız. Genç bir mimar olarak bilmeniz gereken 10 Başarı İpucumuzu okuyarak bu alanda sizi kaçınılmaz olarak bekleyen tüm zorluklara ve ödüllere hazır olun.

  • Şanslı Hissedin!

İlk olarak, tarih boyunca en büyük medeniyetleri büyük ölçüde etkileyen ve bazen kelimenin tam anlamıyla yaratan bir alanda olduğunuzu bilin ve kendinizi vazgeçilmez kılın; Bir ilgi alanı bulun ve bu alanda kendinizi geliştirin. Mimarlık bugüne kadarki en havalı ana dallardan biri olarak kabul edilir. İnsanlar sizi eşsiz ve yaratıcı bir birey olarak görüyor. Bununla gurur duyun ve yolculuğunuza bir gülümsemeyle başlayın!

  • Daima İyimser Kalın!

Artık en saygı duyulan alanlardan birinde olmaktan hepiniz mutlu olduğunuza göre, karşılaşacağınız zorluklarla bu mutluluğu sürdürün. Günler ve geceler boyunca bir proje üzerinde çalıştığınızda çok moral bozucu olabilir, ancak çok az takdir görür veya hiç almazsınız. Bil bakalım ne oldu? Yalnız değilsin. Bu, mimarlığın genel kuralıdır. Her başarılı mimar başarısızlık ve reddedilme sürecinden geçmiştir. Bu tür olayların sizi pes ettirmesine izin vermeyin. Sabırlı olun, bu tür deneyimlerden öğrenin, ilerlemeye devam edin ve parlayın. Her engeli lehinize çevirmek sadece sizin elinizde! Sadece daha iyi bir mimar olarak değil, aynı zamanda daha güçlü ve daha akıllı bir birey olarak hayata yeniden başlayacaksınız.

  • Cesur Olun!

Sınırlı bir süre içinde sıfırdan karmaşık bir şey öğrenmeyi gerektirse bile yeni şeyler denemekten asla korkmayın. İsteğin ve arzun varsa başarabilirsin. Yaratıcı ol! Kullanıcıların rahatlığı ve işlevselliği önemli hususlardır, ancak bunlar tasarımınızın esnekliğini sınırlayabilir mi? Elbette! Bu sizi risk almaktan alıkoymalı mı? Hayır!

Bir kağıttan gerçek hayattaki bir binaya başarıyla gelen birçok fikir var. İnşa edilmesi her zaman imkansız gibi görünen bu tür nadir mimari, bir mimarı başarı merdivenine çıkaran şeydir!

  • Sözlü Sunum

Bu gerçekten sihirli bir ipucu! Doğru konuşmayı yaparsanız, projeniz ne olursa olsun satılır. Sırf bu harika konuşma özelliği nedeniyle ortalama kalitede projelerin bazı mükemmel projelerden çok daha fazla takdir edildiğini gördüm. Bazen bu özellik doğaldır ama kesinlikle sonradan kazanılabilir.

Size bazı pratik tavsiyeler: Prova yapın! Aynanın karşısına geçin ve konuşurken vücut dilinizi inceleyin. Konuştuğunuzda, hiç hazırlanmamışsınız gibi konuşun ve tüm bu harika konuşmalar ne kadar tutkulu olduğunuz için doğal olarak sizden çıkıyor.

Tasarımınıza fazlasıyla ikna olmuşsunuz gibi bir ses tonuyla, sözlü sunumunuzda projenizin güçlü yönlerini vurgulayın ve zayıf yönlerini atlayın.; bu da jüriyi ikna edecektir.

  • Dijital Sunum

Projeniz teknik olarak mükemmel olmasa bile, grafiksel olarak çarpıcı bir sonuç oluşturarak onu öne çıkarabilirsiniz! Mimari sunum örnekleri için internette arama yapın ve projenize uygun görselleri uygulamaya çalışın.

  • İnatçı Olmayın!

Fikirlerinize inanın, ancak eleştiriye de açık olun! Kimse sizi projenizi gerçekten savunmaktan alıkoymuyor, ancak başarılı bir şekilde ilerlemek için müşterilerden, meslektaşlardan, jüri üyelerinden ve akıl hocalarından yapıcı yorumları düşünüp kendi tasarımınız için olgunlaştırın.

  • Yeni Mimari Programlar Öğrenin!

Bu, mimari dünyadaki talebinizi artıracaktır. En son teknolojiyle güncel kalın ve okul yıllarınızda BIM konusunda yetkin olun!

  • Sosyal Olun, Kendinize Network Oluşturun!

Lider olmak istiyorsanız, sahip olmanız gereken özellik budur. Ağınızı olabildiğince genişletin. Çevrenizle bağlantılar kurun. İnsanlara karşı rahat ve cana yakın olun. Mimarlık bir hizmet sektörüdür bu yüzden olağanüstü hizmet sağlama yeteneğiniz güçlü bir ağa bağlıdır. Güçlü bir ağ, işinizi kolaylaştıracak ve sayısız fırsatı size sunacaktır.

  • Topluluk İle Etkileşim Kurun!

Bu ipucu, sosyallik alemlerinde benzersiz bir öneme sahiptir. Bu nedenle ayrı ayrı vurgulanması gereken bir nokta olarak belirtilmesi gerekiyor. Bir mimar olarak hedefleriniz, yaratıcı kenarlar ve kıvrımlar tasarlamakla bitmemelidir. Topluluğa katılın.

  • Çözüm Odaklı Olun!

Düşünmek için yalnız zaman ayırdığınızda yaratıcı fikirler size gelecektir. Bir problem çözücü rolünüze zarar vermeden büyük düşünün. Dünyadaki en büyük sorunları ve tasarımınızın bunları çözmeye nasıl katkıda bulunabileceğini düşünün.

Mimari Fotoğrafçılık Nedir?

Mimari fotoğrafçılık Nedir?

Mimari fotoğrafçılık (aynı zamanda bina fotoğrafçılığı veya yapı fotoğrafçılığı olarak da adlandırılır) genellikle binalara odaklanan fotoğrafçılık anlamına gelir. Binanın dış ve iç mekanlarının yanı sıra köprülerin ve şehir manzaralarının çekimini içerebilir. Çarpıcı mimari fotoğrafları çeken birçok mimari fotoğrafçı var. Bazıları bunu tamamen sanatsal bir uğraş olarak yapıyor, bazıları ise mimarlık firmaları, reklam firmaları ve dergiler gibi müşteriler için çekim yaparak kariyer yapıyor.

Anafikir Oluşturun

Çekilecek bir bina veya yapı seçtikten sonra, onu tanımak için biraz zaman harcamalısınız. Binanın dışını dolaşıp içini keşfederek başlayın. Ayrıca, bina ve tarihi hakkında biraz araştırma yapmak, oluşturulacak kompozisyonunuzu zenginleştirmeye yardımcı olacaktır. Tüm bu bilgiler mimari fotoğraflarınıza yön verebilir ve ne tür bir stil elde etmek istediğinize karar vermenize yardımcı olabilir. Örneğin, binanın uzun ve hikayeli bir geçmişi varsa, siyah beyaz mimari fotoğrafçılığı denemek isteyebilirsiniz. Çekimlerinize zamansız bir his katabilir ve yapının geçmişini izleyicinin zihninde canlandırabilirsiniz.

Farklı zamanlarda çekim yapmayı deneyin

Çeşitli hava şartları fotoğraflarınızın ruh halini önemli ölçüde değiştirebilir, bu nedenle kendinizi güneşli günlerde çekim yapmakla sınırlamayın. Herhangi bir insanı mimari fotoğrafçılığına dahil etmeyi planlıyorsanız, insanların binayı kullanma şeklini ve çevresinin güne ve saate bağlı olarak değiştiğini gözlemleyebilirsiniz.

Yeni Bir Perspektiften Bakın

İyi bir mimari fotoğrafçılığına başlamak için benzersiz bir bakış açısı bulmaya çalışmalısınız. Bu nedenle, soyut bir mimari fotoğraf oluşturmak için tek bir ayrıntıya odaklanmaya çalışın. Veya tüm çerçeveyi büyük bir yapıyla doldurmayı deneyin.

İnsanları Dahil Edin

İnsanları dahil ederek, mimari fotoğrafçılığınız, insanlar ve mimari arasındaki ilişkiyi akla getirebilir ve insanların onu nasıl kullandığını aydınlatabilir. İnsanları kompozisyona dahil etmek, başka türlü kısır bir sahneye hayat verebilir.

Sahnedeki insanları mimari açıdan rahatsız edici bulursanız, bulanıklaşmaları için uzun pozlama ile çekim yapmayı deneyin. Bulanık insanlar kalabalığın hareketini aktarırken yapının hareketsiz durduğunu görebildiğiniz için bu tür çekimler, binaların zamansızlığını vurgulama eğilimindedir.

Portfolyo Nasıl Hazırlanır?

Öyle ya da böyle, her mimarlık öğrencisinin veya mezununun hazırlarken kendini yiyip bitirdiği bir portfolyosu vardır. Portfolyolar önemlidir, becerilerinizi sergiler ve büyük olasılıkla hayalinizdeki işe girip girmemeniz hususunda önemli bir rol oynarlar. Öyleyse neden portfolyoların çoğu bu kadar etkisiz? Bugün İdeal Portfolyo’dan ve bunun aslında ne demek olduğundan bahsedeceğiz.

*Kısa olarak portfolyolarla alakalı sorulan birkaç kısa soru şu şekilde ;

  • Portfolyo nasıl olmalı?
  • Ne tür bilgiler içermeli?
  • İnsanlar ne görmek ister?
  • Ne kadar bilgi koymalıyım?
  • Grafik ve metin oranı nasıl olmalı?

Aklınıza takılanları bir bir cevaplayacağız.

Peki nereden başlasak? Portfolyoların ne olduğundan ve neden hala onları kullandığımızdan başlayalım. Portfolyolar, mesleğinizin çeşitli alanlarındaki yeterliliğinizi göstermek ile, bilgiyi nasıl düşünüp işlemeyi bildiğinizi ortaya koymaya yarar. Kulağa oldukça basit geliyor ve aslında gerçekten de bu kadar basit. Ama çoğu kişi portfolyo oluşturma sürecini oluşturan bazı çok temel hususları hala anlamıyor gibi görünüyor.

Portfolyolar Nasıl İnceleniyor? İşveren Ne Bekliyor?

Başarılı bir portfolyoya sahip olmanın anahtarı, portfolyonuzun nasıl inceleneceğini, sağladığınız içeriğe göre nasıl bir mesaj vermek istediğinizi ve birinin portfolyonuza gerçekte ne kadar süre bakacağını düşünmektir. Size söz verebilirim, portfolyonuza tahmin ettiğiniz sürenin zerresi kadar bile bakılmayacak. Haftalarca, hatta aylarca acı çekerek hazırladığınız ve ustaca sunmaya çalıştığınız diyagramlara, planlara, perspektiflere ve kolajlara, masama konduktan sonra birkaç saniyeden fazla bakılmayacaktır. Aslında görmeye çalıştığımız şey tarzınız, beyninizin nasıl çalıştığı, bilgiyi nasıl işlediğiniz ve nasıl ifade ettiğiniz. Sunduğunuz içeriğin ayrıntıları değil. Portfolyonuzun üzerinden ilk geçişimde -ki bu tek geçişiniz de olabilir- sergilediğiniz ürünlerin tasarım kalitesine bakmıyorum. Portfolyonuza bağımsız bir proje olarak bakılıyor ve asıl incelenen şey de aslında portfolyonun ta kendisi.

 

İçeriğe Karar Verin!

Portfolyonuza projelerinizden hangilerini ve kaçını dahil etmek istediğinizi dikkatlice düşünmelisiniz. Yalnızca anlatmak istediğiniz hikâyeyi anlatan ve görsellerle desteklenen projeleri seçmelisiniz. Birinin portfolyosuna ilk baktığımda, herhangi bir sayfada belki en fazla 5 saniye harcıyacağını bilin, işte bu kadar ve bu da mesajınızı iletebilmek için çok da fazla bir süre geçirilmiyor.

Bırakın Görseller Konuşsun!

Portfolyonuza ne kadar metin ekleyeceğinizi de düşünmelisiniz çünkü muhtemelen sayfalarınıza ilk kez göz gezdirirken yazılanları okumacaklardır.. Çoğu insan resimlere bakmayı sever ve eğer resimler birinin dikkatini çekecek kadar etkiliyse geri dönüp o resimle ilgili küçük metni okumalarını sağlayabilirsiniz. Buradaki ana fikir şu, portfolyonuzu gözden geçiren kişilerin dikkatini çekebilmek için resimlerinizden ve grafiklerinizden emin olmalısınız. Yazıları okumak daha sonra, belki ikinci ya da üçüncü incelemede yapılacak bir iştir. Bu yüzden eklediğiniz metni en iyi ihtimalle ikincil veya üçüncül eleman olarak düşünmelisiniz.

Grafik Yetkinliğinizi Ortaya Koyun!

Eğer bu, sitemde okuduğunuz ilk makale değilse konu çizim olduğunda grafik kullanımında oldukça titiz olduğumu zaten biliyorsunuzdur. Mimari çizimlerde çizgi kalınlığının doğru kullanımı çok önemlidir ve eğer bunu kullanmazsanız çizimlerinize çok uzun süre bakmayacağımdan emin olabilirsiniz. Buna ek olarak grafiklerinizde ve sayfa düzeninizde tutarlı olmanız gerekir. Bilgilerinizin portfolyonuzun tamamında nasıl sergilendiğine dair bir düzen, bir model olmalıdır. Portfolyonuzdaki her proje için yeni bir düzen tasarlamayın. Gözden geçiren kişilerin portfolyonuza bireysel tasarımlardan oluşan bir koleksiyon olarak değil, tek bir bağımsız tasarım olarak baktığını unutmayın.

Bir diğer önemli husus ise 3D modelleme yazılımının kullanımı ve bunun nasıl gereksiz içerik üretimine yol açtığı. Artık tüm projeler 3 boyutlu olarak modellendiği için milyonlarca kesiti veya görünüşü hazırlamak nispeten daha kolay… ancak bunların tümü gösterilmeye değmiyor, çünkü anlatmaya çalıştığınız hikâye ile uyumlu olmuyor. Bunu itiraf etmekten biraz utanıyor olsam da ne zaman bir jüri gözlemlesem ve bir öğrenci milyon tane render çizimini sunsa, bunu ilgiyi başka yere çekme çabası olduğunu düşünürüm. Sanki gereken her şeyi yapmamış olmamalarına rağmen aslında bir sürü çizim ekleyerek çok fazla iş yapmış gibi görünmeye çalışıyorlar gibi geliyor. Bunu yapmayın!

Maketler En Az Bir Tane Olsun!

Bugünlerde giderek daha az sayıda öğrenci maket oluşturuyor olsa da incelediğim portfolyolarda bu maketleri görmeyi seviyorum. Yaptığınız bir maketi incelemem, eski güzel günleri yad etmemden çok daha fazlasını sağlıyor. Bu maketler bana detaylara dikkatiniz, uzun bir süre boyunca oldukça usandırıcı bir göreve odaklanma beceriniz hakkında bir şeyler söylüyor. Ve eğer mesleki perspektiften bakarsak maketinizin nasıl inşa edildiği işverene bir birey olarak sizin hakkınızda bir şeyler anlatıyor. Her şeyin birbirine iyice yapıştığından emin olacak kadar işinizi önemsiyor musunuz? Tüm minicik parçalar birbirine ve yerlerine oturuyor mu? Peki ya makette kullanılacak malzemelere dair karar verme süreciniz ne olacak?

Bu yüzden maketler tasarım estetiğinizi değerlendirmenin önemli bir yoludur. Nasıl sunacağınıza karar vermelisiniz, ne tür bir altlık üzerine yapılmış, peki ya izdüşümü? Farkında mısınız bilmiyorum ama bahsettiğim öğelerin hiçbirinin aslında tasarımın kendisiyle Çünkü incelenen şey aslında tasarımınız değil, bir fikri nasıl ortaya koyduğunuz ve işinizle gurur duyduğunuzla ilgili düşünce süreciniz.


Yapı Harici Diğer Şeyleri De Portfolyonuza Katın!

Bir portfolyoda sunulan bir bina tasarım projesini değerlendirmek benim için gerçekten zor. Tasarım stüdyosunda ne ile karşılaştığınız bir muamma … ya da belki de birlikte çalışılan bir projedeki ekibin en zayıf üyesiydiniz. Bu sebeplerden dolayı okul döneminizde yaptığınız, yapı olmayan bir şey görmek ister . Bize ne zaman ilgi alanlarınızı ve bu ilgi alanlarını nasıl bir araya getirmeyi başardığınızı içeren bir portfolyo sunulsa, ancak bu sizi benim için daha ilginç biri haline getiriyor ve sonuç olarak bu portfolyolar neredeyse her zaman daha ön plana çıkıyor. Yukarıdaki fotoğraf çok yeni incelediğim bir portfolyoya aitti. Açıkça görülüyor ki bu, öğrencinin okulda görevlendirildiği bir proje değil.

Eminim ki yukarıdaki fotoğrafa bakabilir ve bu adayı neyin daha ilginç kıldığı konusunda benimle aynı sonuçlara varabilirsiniz. Ayrıntılara gösterilen ilgi. Uygulama aşamasındaki tutku.  Kişisel keşif ve gelişim, bunların hepsi sergilenmekte.

Serbest El Çalışmalarınızıda Dahil Edin!

Bu kulağa biraz eski usul gibi gelebilir ama ben bilgisayar kullanmadan yaptığınız bir şeyi görmeyi gerçekten isterdim. Bugünlerde modern mimarlık eğitimleri ile mimarın “Ustabaşı” olması fikri arasında bir kopukluk var gibi görünüyor. Ekleyebileceğiniz en önemli bölümlerden biri, fare ya da klavye tıkırtıları olmadan yapılmış, kendi oluşturduğunuz veya yarattığınız bir şeydir. Bana birkaç eskizinizi gösterin, belki bir natürmort yapmışsınızdır, belki eski bir objeyi resim etmişsinizdir, belki de fotoğrafçılıkla uğraşıyorsunuzdur. Bu, portföyünüzde kendinizi işverene anlatmak için kullanılabileceğiniz tek alandır. Üniversitede aldığınız derslerin ya da eğitimin ötesine geçen, kim olduğunuz ve nelere ilgi duyduğunuz hakkındaki tek alan. Örneğin birisi, yaptığı el yapımı heykel dahil etseydi epey ilgimi çekerdi.

Portfolyo Formatı!

Portfolyonuzun iş görüşmelerinizde yanınızda getirebileceğiniz basılı bir kopyasını elinizde bulundurmalısınız. İlk işinizi aldığınızda bu portfolyo muhtemelen sonsuza kadar odanızdaki bir rafa kalkacak çünkü mezun olduktan birkaç yıl sonra üniversitede ne yaptığınızı kimse umursamayacak.

Ayrıca portfolyonuzu dijital bir platformda çevrimiçi olarak görüntülemeye hazır bulundurmalısınız. Bazı iş görüşmesine gelen arkadaşlar ciddi yüklerdeki dosyalarını sergilemek büyük uğraşlar verdiğine de şahit olduk.İş görüşmesinde bu tip problemler yaşamamak için  bu dosyaları gitmeden ziplemenizi veya dosya yüklerini minimalize etmenizi tavsiye ederim.Eğer mümkünse portfolyo dosyanızı e-posta ile gönderilebilecek büyüklüğe getirmenizde büyük fayda var.

rahatsız olurdum. Bunu Google Drive’ınızda herkese açık bir dosya haline getirebilir veya Issuu gibi çevrimiçi portfolyonuzu sergileyebilecek sitelerde bir hesap oluşturabilirsiniz.

Portfolyolarla ilgili sohbetimizi sonlandırmamız gerekirse… Evet, portfolyo önemlidir. Ve onu okul döneminiz ile kariyerinizin başlarında istediğiniz yere ulaşmak için bir araç olarak kullanacaksınız. Ancak yakın gelecekte, önceden çalışmanızın ne kadar iyi olduğunu sandığınızın ama şimdi düşündüğünüz kadar iyi olmadığının farkına varacaksınız. Ve bundan utanacaksınız. Portfolyonuz evinizdeki dolabın birinde, artık önemsiz hale gelen diğer eşyaların yanında kendine bir ev bulacak, çünkü portfolyonuzun hizmet ettiği amacın düşündüğünüz gibi olmadığının farkına varacaksınız.

(Zaman zaman muhtemelen tartışmaya değmeyecek varsayımsal bir sorumuz oluyor. Bunun nedeni çoğunlukla konuşmanın telafisinin olmaması ancak bu sorular neredeyse her zaman tartışması en eğlenceli olanlar oluyor.)

Portfolyolar, dünya üzerindeki her mimar için bir geçiş hakkı gibidir. Bu nedenle portföyünüzü bir araya getirirken, iletmeye çalıştığınız mesajı düşünün. Zamanınızı, çalışmalarınızı inceleyen kişinin sizin hakkınızda bilgi sahibi olmasını isteyip istemediğinizi anlamak için harcayın. Burada ki esas husus öğrenciyken size mars üzerinde verdikleri yaşam kapsülünün fonksiyonu değil emin olabilirsiniz.

Mag Dergisi Röportajımız

TİNT Mimarlık Türkiye’nin Çehresini Şekillendiriyor!

Tint Mimarlık 2. nesil temsilcisi olan Saltuk Furkan TOPÇU ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Tint Mimarlık bünyesinde bulunan ürün gamından pandemi sürecinin sektörel etlisine kadar birçok konuda fikrini aldığımız TOPÇU, okuyucularımız için merak edilen soruları yanıtladı.

Saltuk Furkan Bey, Öncelikle Sizleri Ve Firmanızı Tanıyabilir Miyiz?

2015 Çankaya Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldum. Tint Mimarlık 2. nesil temsilcisiyim. Firmamız 2002’den bu yana ağırlıklı Ankara olmak üzere Ülke genelinde çeşitli mimari projelerde çözüm ortağı olmuş, bu alanda global gelişmeleri, yenilikleri yakından takip ederek çalışma ve uygulamalarına devam etmektedir. Bunun yanında hareketli ve sabit mobilya, bahçe mobilyası ve yatak üretimi gerçekleştirmekteyiz.

Pandemi Süreci (Koronavirüs’ün) Sizlere Etkileri Nasıl Oldu?

Pandemi süreci ile beraber bizim de iş alışkanlıklarımız ve portföyümüz değişmekte. Öncesinde daha kamusal alanlar (Ofis, Mağaza, Okul, Hastane) ölçeğinde iş yaparken , süreçle beraber artan talep doğrultusunda açık yaşam formlarına (müstakil, bahçeli ev açık hava rekreasyon alanları)  yönelmiş bulunmaktayız.

Bilhassa konumlandığımız Çayyolu bölgesinde bulunan villa tarzı bahçeli yapı modellerine olan talep bize de olumlu yansıdı. Tasarım çizgimizi, hem yeni  hem de tadilat alanında bir çok proje üzerinde gösterme fırsatı bulduk diyebiliriz.

“Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak”

Alışkanlıklarımız ve yaşam tarzımız bu süreçle yeniden yapılanıyor. Özellikle yarı açık ve açık alanlar önceye göre daha değer kazanmış durumda.  Pandemi dolayısıyla insanların evde vakit geçirmesi fiziksel çevrelerini değiştirme ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu periyotta fonksiyondan ziyade estetik kaygılar daha önem kazandı diyebiliriz. Öyle ki insanların renk seçimleri bile değişti. Bu dönemde bir çok müşterimizin yeni olmasına rağmen daha ferah alan oluşturmak için eşya yenilediğine şahit olduk. Covid’in tasarım üzerindeki potansiyel etkilerini önümüzdeki günlerde daha çok görecek gibiyiz.

Sizi Diğer Mimarlık Firmalarından Ayıran Özellikler Nelerdir?

Öncelikle bizi diğer firmalardan ayıran özelliğimiz  bünyemizde farklı disiplinleri de barındırıyor olmamız. Bugün, firmasında düzenli mekanik mühendisi ve inşaat mühendisi çalıştıran sayılı mimarlık ofislerindeniz. Bunu yanı sıra mobilya(Ev, Ofis, Bahçe) ve yatak üretimimiz bulunmakta. Tasarlarken tasarladığımız obje veya mekanın üretimini de yapıyor olmak bize daha gerçekçi, uygulanabilir, tutarlı projeler üretmemizi sağlamakta ve müşterilerimiz nezdinde fiyat performans olarak avantaj sağlamaktadır.

Mimari Uygulamalarda Proje Süreçleri Nasıl İşliyor?

        Bunu 7 adımda açıklayabiliriz;

  1. Beklentileri anlama ve istişare etme
  2. Çözüm argümanlarını oluşturma
  3. Mimari konsept ve temanın belirlenmesi
  4. Mekan ve mahalleri dijitalleştirme
  5. Planlama ve maliyetlendirme
  6. Prezentasyon
  7. Uygulamayı gerçekleştirme

Tasarımda Yenilikçi Çizgi, Mag Dergisi Röportajı

Bitter Dergisi Röportajımız

Bugüne Kadar Neler Yaptınız Kısaca Bahseder Misiniz?

  • 2015 yılı Çankaya Üniversitesi Mimarlık bölümünden mezun oldum. Tint Mimarlık 2. Nesil temsilciyim.2002 yılından bu yana Ülke genelinde çeşitli projelerde çözüm ortağı olmuş , bu alanda global gelişmeleri ,yenilikleri yakından takip ederek çalışma ve uygulamalara devam etmekteyiz.

Tint Mimarlık Nasıl, Ne Zaman , Hangi Vizyon Ve Misyonla Kuruldu?

  • Tint Mimarlık şirketinin temelleri 2002 yılına dayanıyor ancak fiili adı 2015 yılında vücut bulmuştur .Vizyon ve misyonumuz farklı çalışma disiplinlerini bir araya getirip doğrudan kullanıcıya ulaşarak daha nitelikli ve doğru neticeyi elde etmektir.

Bir Projeye Başlarken İlk Nelere Dikkat Edersiniz? Proje Öncesi Ekibinizle Nasıl Bir Hazırlık Yapıyorsunuz?

  • İlk olarak bizim için üretimimizin sürdürülebilir ,çevreye ve insana duyarlı olması önemli. Sonuç olarak her birimiz bir yerlerde kullanıcı sıfatındayız .Proje hazırlık aşamalarımız hayal etme üzerine başlıyor. Ekip arkadaşlarımızdan başlayacak iş ile alakalı projenin onlara hissettirdikleri ve mekanın oluşturduğu etki üzerine hayal eder ve fikir paylaşımında bulunuyoruz .Böylece daha özgün ve estetik yapılar elde ediyoruz.

Farklı tipolojilerde ve ölçeklerde birçok mimari ve iç mimari projeye imza atıyorsunuz. Bu kadar çeşitli projelerde çalışmak size neler katıyor?

  • Temeline bakarsanız bunu bir soru çözme pratiğine benzetebilirsiniz .Bir problem çeşidini ne kadar çok görürseniz o kadar hızlı çözer ve pratikleşirsiniz .Farklı tipolojideki projelerde çalışıyor olmakta aynen bu duruma benziyor zamanla aşina olup bir konut tasarımında kullandığınız detayı başka bir ofis projesinde kullanabiliyorsunuz.

Hangi Konseptte Ve Ölçekte Olursa Olsun Tasarımlarınızın Ardında Sizi İfade Eden Ve Asla Vazgeçemem Dediğiniz İlkeleriniz Var Mı? Tasarım Felsefenizi Nasıl Tanımlarsınız?

  • ‘’SADELİK’’

Bir Projeyi Başarıya Götüren Kilit Noktalar Nelerdir Sizce?

  • Yapı küçük detayların bütünüdür diyebiliriz, dolayısıyla projeyi başarıya götüren en hassas nokta detaylardır .İtalyan teorist Mimar Frascari de detayı yapının temel kurucusu olarak görür ve yapının bütününü etkileyen bir tür çözünürlük problemi olarak ele alır. Geri kalan hususlar detayı doğru formda uygulayıp düşünsel ve eylemsel inşa birlikteliğini yakalamak diyebiliriz.

Tasarımlarınızda Size Neler İlham Veriyor? Yaratıcılığınızı Nasıl Besliyorsunuz?

  • Mimarlık hem sosyal hem de kültürel bir bağlamdır. Bazen bir kitap size ilham kaynağı olabiliyorken, bu bazen bir müzik bazen de bir şiirdeki mısra bize ilham kaynağı olabiliyor. Bunların yanı sıra çok örnek görme, çok gezme ve mesleki kitap okuma diyebilirim.

Bitter Dergisi Röportajımız, Başarının Kilit Noktası Detaylardır.

Ağustos 21, 2019 by Tint Mimarlık 0 Comments

Mimari Vizyonumuz!

Amacımız, kendi gücümüze dayanan bir fikir birlikteliği ile değişen dünyamızda bir iz bırakmaktır ; Teknik eğitim Araştırma Planlama Projelendirme Uygulama Yapı malzemelerinin verimli kullanımı alanlarında modern mimari normları takip etmektir. Mottomuz tasarladığımız tüm alanları ,son teknolojik gelişmeler , ekoloji ve doğanın rehberliği gözönünde bulundurularak daha yaşanabilir hale getirmektir. Çalışmalarımızın etkinliği ve sürekliliği, ekibimizin ve tüm teknik elemanlarımızın bu çizgide birleşmelerine bağlıdır. Bütün çalışmalarımız da bu nokta gözönünde tutularak özenle yapılmaktadır.

İş Alanlarımız!

2015’den bu yana Mimari projelendirme , Bu projelerin tüm tasarım ve uygulama süreçlerini yönetme . Uygulaması yapılan projelerin denetimini ve üretimini sağlama hizmetleri veriyoruz.

Mimari Büro Stajı Başvuruları

Misyonlarımızdan birisi de, meslek hayatına başlayacak mimar adayı arkadaşlarımıza nitelik ve nicelik olarak destek olmaktır.

Başvurular için aşağıdaki mail adresimize bilgilerinizi gönderebilirsiniz;

 

[email protected]

Ofis için Özel Tasarımlar

Daha önceki yazılarımızda ofis için bazı fikirler verdik. Bu yazımızda çok daha farklı tasarımlara göz atacağız. Bu tasarımlar ile umarız ufkunuzu açabiliriz.

Görev Odaklı Ofis Tasarımı

İnsanları yaptıkları işe odaklamanız gerektiğinde, kendinizi ofisiniz için görev odaklı bir tasarıma daha yatkın bulabilirsiniz. Görev odaklı tasarım, belirli iş istasyonlarını yalnızca tek bir görev için donatmak anlamına gelir. Çalışanlar kişisel bir istasyonda çalışmak yerine, o dakikayı başarmak için neye ihtiyaçları olduğuna bağlı olarak yüzerler. Bu daha rahat çalışma ortamı, çalışanların birçok şapka takması gerekebileceği durumlarda en iyi sonucu verir.

Şeffaf, Birbirine Bağlı Tasarım

Küp çiftliklerin ve kapalı kapılara sahip ofislerin günleri geride kaldı. Birçok işyeri ve ofis, birbiriyle bağlantılı şeffaflık ve çalışma alanlarına olan ihtiyacı görmeye başlıyor. Bu amaçla, sesi kesen, ancak içerideki işin tam görünümünü sağlayan daha fazla cam duvar, açık kat planları ve insanların daha iyi iletişim kurabilmeleri için birbirine açılan odalar bulacaksınız. kendi dünyalarında kalmak.

Ayarlanabilir Mobilyalar

İnsanlar her şekil ve boyutta gelir ve bu nedenle mobilyaları da olmalıdır. Ancak bu, ekibinize her yeni biri katıldığında yeni masa ve sandalyeler almanız gerektiği anlamına gelmez. Bunun yerine, ofis için ayarlanabilir mobilyalara yatırım yapmayı düşünün. Kullanan her kişi için yüksekliği, desteği ve sırtlığı ayarlanabilen sandalyeler ve masalar. Bu, tekrarlayan yaralanma lekelerini ve yorgunluğu azaltır ve ofis çalışanlarının mutlu olmasına yardımcı olur.

Anti-Ofis

Yeşil Çalışma Alanları

Yeşil binalar ve çevre dostu tasarım, günümüzde insanların aradığı en önemli şeylerden ikisi. Bir şirketin sadece kağıtsız kalması yeterli değildir; mekanın tüm tasarımı ve akışının da sürdürülebilir olması gerekiyor. Bu, herkes için daha sağlıklı bir çalışma ortamı için geri dönüştürülmüş ve geri kazanılmış döşemeler, düşük VOC’lere sahip boyalar ve mobilyalar ve daha az enerji kullanan cihazlar gibi yeşil yapı malzemeleri kullanmak anlamına gelir.

Zen İlkeleri

Zen tasarımı bir süredir batıya doğru ilerliyor, kaplıcaları ve banyoları ve şimdi de ofis alanlarını devralıyor. Zen tasarımının ardındaki ilkeler, insanların daha verimli çalışabilecekleri huzurlu, rahatlatıcı bir atmosfer yaratmaktır. İnsanlar daha huzurlu bir çalışma ortamına yöneldikçe, pürüzsüz çizgiler, sakin sesler, doğal aydınlatma ve yumuşak renkler, ofis alanlarında popülerlik kazanıyor.

Görev Odaklı Ofis Tasarımı

Anti-Ofis

Bir zamanlar amaç, kapılı ve dört duvarlı kendi köşe ofisinize sahip olmaktı. Ancak şimdi zamanlar farklı ve köşe ofis artık moda oldu. Bunun yerine, herkesin herkes tarafından görülebildiği ve kendinizi kapatacak duvarların veya yerlerin olmadığı tamamen açık işyerleri popülerlik kazanıyor. Bunun gibi açık bir ortam yaratarak insanları daha eşit şartlara sokar, daha iyi iletişimi teşvik eder ve dahil olan herkes arasında daha iyi çalışma ilişkileri geliştirmeye yardımcı olur.

Günlük Toplantı Alanları

Bazı şirketler için toplantılar, birçok çalışanın zamanlarının büyük çoğunluğunu tek bir toplantıda geçirdiği bir yaşam biçimidir. Dolayısıyla katı, resmi bir toplantı odası, birçok insanın korktuğu bir yer olabilir. Bu nedenle birçok şirket, tipik yönetim kurulu odasından çok dinlenme salonlarına veya dinlenme odalarına benzeyen konferans salonları da dahil olmak üzere daha rahat toplantı yerlerine geçiş yapıyor. Kanepeler, daha rahat oturma grupları, atıştırmalık masaları ve kitaplıklarla toplantı odası, insanların olması gereken değil, olmak istediği bir yer haline geliyor.

Açık Çalışma Alanları

Havaların daha güzel olduğu aylarda, daha fazla insan masalarında kapalı bir yerde hapsolmak yerine dışarıda olmak istiyor. Bu yüzden pek çok şirket yılın daha güzel zamanları için açık hava çalışma alanları sunmaya başlıyor. Açık havada oturma, wi fi ve masalar, çalışanların daha doğal bir ortamda kendi hızlarında çalışmasına olanak tanır. Bu, çalışanları, aksi takdirde seslenmeye meyilli olabilecekleri o güzel bahar günlerinde bile gelmeye teşvik etmeye yardımcı olur.

Hemen Ara